Yazılar

Ürtiker ve Biorezonans

Biorezonans nedir?

1976 yılında Morell ve Rasche insan vücudunda önemli düzenleyici fonksiyonları olan zayıf, düşük frekanslı elektromanyetik alan (1-105 hertz) olduğunu gösterdiler. Biorezonansın endojen formunda varsayılan bu  osilasyonlar el ve ayaktaki elektronlarla toplanır ve sonrasında elektronik akış tedavi amacıyla tekrar vücuda verilir. Ekzojen formunda ise biyolojik olarak aktif maddelerin varsayılan osilasyonları elektronik akım (ör alerjenler) ya da büyütme sonrası tedavi amaçlı insan vücuduna aktarılır.

Ekzojen biorezonans tedavisi alerjik hastalığı olan çocuklarda kullanılmaktadır.

Kronik ürtiker biorezonansın yeri var mıdır?

Literatürde biorezonansın etkilerine dair tıbbi kanıt oldukça az olmakla beraber, 2009 yılında yapılan bir derlemenin verileri aşağıdaki gibidir. Ancak derlemede çalışmaların bilimsel değerini gösterecek veriler eksiktir. Çalışmaların uluslararası bilim dili olan İngilizce’den farklı dillerde olması verilere ulaşmayı zorlaştırmaktadır.

  • 56 hasta (10 çocuk ve 46 erişkin), etkinlik oranı ( iyileşme hali+tam tedavi edilenlerin oranı): çocukta %90 ve erişkinde %56
  • 56 hasta (çoğunluğu çocuk): etkinlik oranı %66.6
  • 69 hasta (çocuk ve erişkin):etkinlik oranı %76.8

Bilimsel veriler tarandığında biorezonansın kronik ürtikerde tedavi için kullanılmasına dair kanıt son derece yetersizdir. Etkin bir tedavi şekli olduğunu göstermek için daha fazla kanıta ihtiyaç vardır.

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayın

İnatçı Ürtiker (Kurdeşen)’de Bitkisel Tedavi Seçeneği Var Mı?

 

İnatçı ürtiker ile ilgili olarak bitkisel tedavi üzerine en çok Çin ve Doğu Asya’da çalışılmıştır.

Xiaofeng Powder inatçı ürtikerde sıklıkla kullanılmaktadır. Deneysel çalışmalarda fare kemik iliğinden köken alan mast (alerjik reaksiyonlarda ana rol oynayan hücre) hücrelerinden IgE (alerjiye yol açan madde) salınımını azallttığı gösterilmiştir.  Çin tıbbında bu madde başka bitkilerle karıştırılarak kurdeşen tedavisinde uygulanmaktadır.

Kore’de ise kronik ürtiker (kurdeşen ) tedavisinde  Gwakhyangjeonggi‑san  kullanmaktadır. Bu bir bitki karışımıdır. İçeriğinde hint nanesi (Agastache rugosa), deli fesleğen (Perilla frutescens), melek otu (Angelica dahurica), seylan kaşusu (Areca catechu), Poria hindistancevizi (Poria Cocos), houpu manolyası (Magnolia officinalis),mandalina ( citrus reticulata), yeşil ejderha bitkisi (Pinellia ternata), balon çiçeği (Platycodon grandiflorum), meyan ( Glycyrrhiza uralensis), hünnap (Ziziphus jujuba), zencefil (Zingiber officinale) bitkileri bulunmaktadır. Hazırlanan bu karışımla yapılan klinik bir çalışmada 30 hastanın  yarısında belirtilerin geçtiği saptanmıştır.

Japon tıbbında kullanılan Yokukansan 7 çeşit bitkinin karışımından oluşmuştur. Bu bitkiler, Çin kökenli bir bitki (Atractylodes lancea), bir mantar türü  (Poria sclerotium), kök özü (Cnidium rhizome), kedi pençesi (Uncaria hook), Japon Angelica kökü (Japanese Angelica root), Bupleurum  kökü  ve meyan kökü (Glycyrrhiza) ‘den oluşmaktadır. Deneysel çalışmalarda bu bitki karışımının mast (alerjik reaksiyonlarda ana rol oynayan hücre) hücrelerinden alerji yapan maddelerin  salınımını azalttığı gösterilmiştir.

Bu  Uzak Doğu’nun karışım bitkileri haricinde günlük yaşamda nispeten daha  sık kullanılan aşağıdaki bitkilerin vücutta histamin salınımını azalttığı bilinmektedir.

1)Tarhun otu

2)Alman papatyası çayı

3)Isırgan otu

4)Çörek otu tohumu ve yağı

5)Havlıcan

6)Zerdaçal

 

Bu alanda özellikle Uzakdoğu tıbbında bitkilerle yapılan birçok tedavi şekli bulunmaktadır.  Ancak bunların çoğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Özellikle çocuk yaş grubunda yapılan çalışmalar çok kısıtlıdır. Alerjik hastalığı olan çocuklarda özellikle daha önce tüketmedikleri bitkilerle kurdeşen gelişme olasılığı yüksek olduğu için mutlaka izleyen doktordan bu konuda görüş alınmalıdır.

İnatçı ürtiker (kurdeşen) tedavisine iyi gelen yiyecekler var mı?

Vücutta ürtiker (kurdeşen)  öncelikle histamin adı verilen maddenin  salınımına bağlıdır. Bazı yiyeceklerin histamin salınımını azalttığı bilinmektedir.

1)Su teresi (Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

2)Bezelye filizi (hücre dışı histaminin yıkımını arttıran diamin oksidaz içerir)

3)Kırmızı soğan (Histamin salınımını inhibe eder,  mast hücrelerini stabilize eder, hücre dışında  histamin seviyelerini düşürür)

4) Sarımsak(Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

5)Kekik (Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

6)Karabiber(Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

7)Nar (Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

8)Elma (özellikle kabuğu)( Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayın

 

 

 

 

Ürtiker Tedavisinde Akupunkturun Yeri Var Mı?

Akupuntur nedir?

Akupuntur kelimesi Latince ‘acus’(iğne) ve ‘punctura’ (penetrasyon (delme)) kelimelerinden köken almaktadır. Akupunktur 2000 yıl önce Çin’de ortaya çıkan deriye uygulanan bir iğne ile vücudun belli noktalarının uyarılmasıyla hastalıkların tedavi edildiği bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır. İğne haricinde akupunktur uygulayıcıları el ile basınç, elektriksel uyarı, mıknatıs, düşük güçte lazer, ısı ya da ultrason ile de akupuntur da uygulamaktadırlar. Akupunktur birçok farklı şekilde uygulanabilir. En bilinen akupunktur uygulama çeşitleri, geleneksel Çin, Japon, Kore, Vietnam ve Fransız akupunkturudur.  Ele, kulağa ya da kafa derisine uygulanan spesifik çeşitleri de vardır.

Akupunktur hangi düşünceye dayalı olarak ortaya çıkmıştır?

Akupunktur temel olarak Çin felsefesinin iki önemli düşünce  şekli  Konfüçyüsçülük ve Taoculuk’tan gelmektedir.  Bu iki felsefe özellikle de Taoculuk doğanın kurallarını anlamanın önemi ve insanların bu kurallara direnç göstermek yerine uyum ve bütünlük sağlanmasının önemi üzerinedir. İnsan vücudu evrenin düzenin bir yansımasıdır. Bu nedenle doğayı açıklayan yin/yang ve beş element akupunktur teorisinin temelini oluşturur. Hekimin görevi vücudun dış çevre ile ilişkili olarak iç çevresi ile de denge içerisinde olmasını sağlamaktır.

Akupunkturdaki üç önemli bileşeni nedir?

1)Qi genellikle ‘hayat enerjisi’ olarak çevirilir. Bu enerjinin tüm şeylerden geçtiği, farklı formlarda yer aldığı ve vücudun meridyenleri arasında gezdiği düşünülür. Bu enerji insan vücudunda doğuştan itibaren vardır ve bir ömür boyu 24 saat süreyle akar.

2)Yin ve yang birbirini tamamlayan zıtlıklardır ve doğadaki herşeyin tanımında kullanılırlar. Yin maddenin daha yoğun ve bedensel yanı iken, yang maddenin ruhani ve arıtılmış halidir. Bu ikisi arasındaki etkileşim dinamik ve sürekli dönüşüm halindedir. Akupunktur uygulayıcılarına göre sağlık dinamik olarak bu dengenin sağlanmasıdır, hastanın denge halinin bozukluğu seri ölçümlerle ortaya konur. Eskiden bilindiği gibi hastanın ‘daha yin’ ya da ‘daha yang’ olmasından öte kalitatif ölçümler, muayene  ve şikayetlerinin kullandığı daha karışık ölçümler yapılmaktadır.

3) Beş element yin/yang teorisi ile birlikte Çin tıbbının temelini oluşturur. Bunlar ateş, toprak, metal, su ve ağaçtan oluşur. Bu elementler doğanın temel bileşeni değildir, döngüdeki temel oluşumları ve fazları temsil ederler. Hayati organların çoğu, akupunktur meridyenleri, duygular ve diğer sağlık ilişkili değişkenler her bir elemente bağlıdır böylece her kişide görülen denge dinamiklerinin genel tanımı sağlanır.

Akupunkturun kronik ürtikerde yeri var mı?

Akupunkturun kronik ürtikerdeki etkinliğini ve güvenliğini araştıran en kapsamlı derlemede 6 çalışma ve 406 katılımcı değerlendirilmiştir. Akupunktur ilaçlarla( anti-histaminik olarak adlandırılan ve vücutta kurdeşen ortaya çıkmasına neden olan histamini azaltan ilaç)) karşılaştırıldığı 3 çalışmada, akupunkturun ilaçlardan belki daha etkili olduğu bulunmuştur. Diğer 3 çalışmada ise ilaçlara akupunktur tedavisinin eklenmesi değerlendirilmiş ve tüm yakınmaları düzeltmede akupunkturun ilaç tedavisine eklenmesinin sadece ilaç kullanmaktan daha etkili olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar akupunkturun ilaç tedavisine eklenmesinin etkili olabileceğini göstermiştir.

Batı tıbbında akupunkturun mekanizması net olarak açıklanmamıştır. İnsanlarda ve hayvanlarda yapılan çalışmalarda histaminin etkisini azalttığı ve bağışıklık sistemini düzelttiği gösterilmiştir.

Kronik ürtikeri olan hastalarda akupunktur güvenlidir ancak şu andaki bilimsel verilere göre etkili olduğunu gösteren kanıtlar yetersizdir. Etkinliğine dair daha güçlü bilimsel verilere ihtiyaç vardır.

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayın

Gebelikte Ürtiker

Ürtiker deride kendini gösteren oldukça yaygın görülen bir şikayettir. Ürtiker deri yüzeyinde oluşan, etrafı kırmızı büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, ortası sıklıkla soluk, kaşıntılı plaklar veya deri döküntüleridir.Kronik ürtiker hayatımızın farklı dönemlerinde birçok nedenle ortaya çıkabilir. Bunlardan biri gebelik dönemidir. Gebelikte ürtiker çok farklılıklar gösterebilir ya önceden var olan bir kronik ürtiker diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi devam edebilir veya artış gösterebilir yada gebelikle birlikte gebelik ürtikeri (gestasyonel ürtiker) şeklinde ortaya çıkabilir.

 

Gebelikte Ürtiker Nedir?

Ürtiker insanlar hayatlarının herhangi bir zamanda görülme riski % 15-25 arasında değişir. Özellikle akut ürtiker genç erişkin ve çocuklarda daha sıktır. Kronik ürtikerse %1 gibi daha nadir görülür ve daha çok erişkinlerde ve bayanlarda görülür.

Kronik ürtiker hayatımızın farklı dönemlerinde birçok nedenle ortaya çıkabilir. Bunlardan biri gebelik dönemidir. Gebelikte ürtiker çok farklılıklar gösterebilir ya önceden var olan bir kronik ürtiker diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi devam edebilir veya artış gösterebilir yada gebelikle birlikte gebelik ürtikeri (gestasyonel ürtiker) şeklinde ortaya çıkabilir.

Gestasyonel  ürtiker hamilelik sürecinde ortaya çıkan hormonal değişiklikler veya plesanta tarafından oluşturulan ürünlere bağlı oluşabileceği bildirilmiştir fakat bu konuda kesin bir kanıt yoktur. Özellikle gebelik sırasında oluşan düşük kortizon seviyesi ve artmış östrojen ve progestron seviyesinin ürtiker ortaya çıkmasına neden olabileceğini gösteren çalışmalar vardır.

Gebelik sürecinde veya öncesinde ürtiker şikayetleri olan hastaların ürtikere yol açan diğer nedenleri de aynı şekilde dikkatli olarak araştırmak gerekir.

Gebelik ürtikeri olan kişide ne gibi şikayetler beklenir ?

Gebelik sürecinde ortaya çıkan gebelik ürtikerinde veya gebelik öncesinde var olan ürtiker şikayetleri gebelikle birlikte artabilir.

Gebelik sırasında genellikle tüm vücutta yerini tam olarak belirleyemedikleri kaşıntılardan rahatsız olurlar. Hastaların kaşıntı şikayetleri sonrasında tipik ürtiker lezyonları belirir. Ürtikerde cilt üzerinde gördüğümüz tipik lezyonlar kısa sürede belirir, sonra kaybolurlar. Ürtiker plakları aynı yerde 24 saatten pek fazla kalmaz, gün içinde lezyonlar tekrarlayabilir. Ürtiker plakları yaygın olarak karında  kol, bacak, gövdenin tümünde cilt kızarıklığı veya yüzeyden kabarık lezyonlar şeklinde olabildiği gibi birkaç milimetre büyüklüğünde toplu iğne başı gibi, bazen soluk ve birbirlerine çok benzeyen şekilde olabilir.

Gebelik ürtikeri genelde hamileliğin son aylarında özelikle 35 haftadan sonra bazen doğum sonrasında da ortaya çıkabilir. Ürtikeryal kaşıntı kızarıklık kabarıklık bazen plaklar tarzında görülebilir. Ürtikeryal şikayetleri genellikle doğum sonrasında ortadan kalkabilir. Hastanın şikayetleri karın bölgesinde ve kol bacak gibi bölgelerde görülebilir.

Gebelik ürtikeri sebepleri nelerdir?

Ürtikerden sorumlu olabilecek birçok faktör suçlanmıştır. Gebelik sırasında gelişebilecek olan akut gelişen ürtikerin en önemli nedenleri ilaçlar, gıdalar ve enfeksiyonlardır. Kronik spontan ürtikerde çoğu zaman (%80-%90) sebebi pek belli değildir. Aslında ürtikerin nedenlerini araştırırken en önemlisi ayrıntılı bir şekilde hastanın hikayesini almaktır. Tek başına ayrıntılı bir hikaye ile nedenlerini bulma ihtimalimiz yüksektir. Hastalardan uygun ve ayrıntılı hikaye almak çok önemlidir ve bununla birlikte Kronik ürtikerden sorumlu olabilen nedenler araştırılmalıdır.

Gebelik öncesinde ürtiker şikayeti olan hastaların diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi ürtikerleride hamilelik sırasında artabilir azalabilir veya aynı kalabilir. Kronik ürtiker olan gebelerde ürtikere yol açan nedenler iyice araştırılması gereklidir.

Kronik ürtiker nedenleri arasında ilaçlar ve gıdalar en sık nedenler içinde yer aldığı için bunlarla ilgili testleri kontrol edilmelidir. Bunun dışında alerjenler ( inhalasyon, kontakt ) , tranfüzyon reaksiyonları, infeksiyonlar ( bakteriyal fungal viral helmitik ), böcek sokmaları, romatizmal kollajen doku hastalıkları, malign hastalıkları (tümörler), otoimmun hastalıklar ( Hashimato troiditi ) gibi birçok nedenlerinde araştırılması gerekli olabilir.

Ürtiker nedenlerine baktığımızda birçok hastalığın seyrinde de ürtikeryal şikayetler ortaya çıkabilir. Bunlar içinde özellikle gıdalar, ilaçlar, yaygın alerjenler, sıcak, soğuk, güneş ışığı, su, deriye baskı uygulanması gibi çevresel faktörler, duygusal stresler ve egzersiz yapılması gibi durumlar  kronik ürtikere neden olma ihtimali yüksektir. Özellikle hamilelik dönemindeki hormonal değişikliklerde ürtiker nedenleri içinde önemli yer tutar.

Gestasyonel ürtiker gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan ürtikerde plesantanın salgıladığı maddeler ve hormonal değişikliklerin neden olduğunu çalışmalarda gösterilmiştir. Özellikle gebelerde kortizon seviyesinin daha düşük olması ve östrojen ve progesteron gibi hormonların daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca bu hastalarda deriden alınana parçalarda progesteron immünreaktif reseptörlerin artığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Bunların dışında gebelikte ortaya çıkan diğer kaşıntılı hastalıkların araştırılması gereklidir.

Gebelik ürtikeri için doktora randevusuna nasıl hazırlanılmalıdır?

Gebelik öncesinde var olan ürtikerleri  ya hamilelik sürecinde artar ya azalır veya aynı şeklide seyreder. Bazen daha önesinde bir şikayeti yokken her şey normal seyrederken genellikle gebeliğin son aylarında hastaların çoğu  genellikle anlam veremedikleri bir şekilde vücutta kaşıntı kızarıklık şikayeti başladığını söyler bazen uyandıklarında tüm vücutlarında kaşıntılı kırmızı deri döküntüleri olduğunu belirtir. Özellikle 6 haftadan fazla devam eden ürtiker şikayetleri olan hastalarda bu şikayetlerinin nedeninin araştırılması gereklidir. Ürtiker nedenlerini araştırırken hastaların kendi gözlemleri ve hikayesi son derece önemli olabilmektedir.

Siz ve doktorunuz için muayenenin daha iyi olması açısından muayene öncesi yapmanız gereken bazı hazırlıklar bulunmaktadır. İşte muayene öncesi hazır olmanız için yapmanız gerekenler;

-Belirtilerin ne zaman meydana geldiği ve ne kadar sürdüğü hasta tarafından bir yere not edilebilir. Ürtiker şikayetlerinde hamilelik sürecinde aldığınız gıdalar ve ilaçlar daha önce bir çok kez kullanmasına rağmen şikayetlere yol açabilir.

-Çok sayıda nedeni olan ürtikerin hayatımızda kullandığımız ama önemli olmadığını düşündüğümüz vitaminler, bitkisel ilaçlar ya da takviyelerde dahil olmak üzere, özellikle hamilelik sırasında kullandığınız bir çok ürüne bağlı olarak ortaya çıkabileceğini unutmamamız gerekir. Bu yüzden kullandığımız her türlü ürünü not etmeliyiz

-Doktorunuza soracağınız soruları muayene öncesinde not edin ki muayene sırasında unutulmasını engelleyin.

-Ürtiker bazen hastalığın ilk belirtisi veya hastalık seyri sırasında ortaya çıkabilir. Hamilelik sırasında otoimmun troid hastalıkları veya diğer otoimmun hastalıklarında araştırılması gereklidir.

-Ürtiker altında yatan alerji olabileceği için alerji uzmanı tarafından görülmeniz ve gerekirse teşhis için deriden alerji testi yerine diğer testleri yapması gerekebilir.

-Önceden yapılmış olan test veya röntgen sonuçlarınızı yanınızda getirin.

Gebelik ürtikeri tanısı nasıl konulur ?

Gebelik sırasında veya öncesinde ürtiker şikayetleri olan hastalarda ürtikerin  tanısı anamnez ve fizik muayene ile konur. Laboratuvar bulgularından önce hastanın dikkatli bir hikayesinin alınması gerekir ve sonrasında muayenesi yapılır.

Gebelik sırasında çıkan ürtikerlerin altında vitamin veya takviye için kullanılan ilaç ve gıda alerjilerinin olabileceği unutulmamalıdır. Hastalar özellikle gıdalarla ilgili şikayeti varsa gıda alerji testlerinin yapılması gerekliyse alerji uzmanları tarafından daha çok kan tetkikleri ile alerjisi araştırılması gerekir. Gıdalar şikayetlerini artırıyorsa diyetten çıkarılıp tekrar eklendiğinde artıp artmadığı önemli olabilir.

İlaçlar özellikle hamilelik sırasında eklenen ilaçların ürtiker ataklarını artırdığı ve bununla ilgili önlemlerin alınması gerektiği anlatılmalıdır.

Ürtikerli hastalarda hastanın hikayesine göre tanı koymak için yardımcı olabilecek kan tetkikleri istenir. Bunlarda tam kan sayımındaki ve eritrosit sedimantasyon hızındaki anomaliler olabilir. Ürtikerli vakalarda eozinofili parazitik enfeksiyon veya atopik durumun saptanması için yol gösterici olabilir.

Ürtiker nedenleri içinde alerji dışında birçok hastalık olabileceği için bu nedenleri ortaya koymak gerekir. Alerji dışında nedeni belirlenememiş ürtikerde, ANA, tiroid peroksidaz antikorları, kompleman profilleri, hepatit markerleri ve serum protein elektroforezi çalışılmalıdır.

Gestasyonel ürtiker için özel belirtilmiş bir tetkik yoktur. Gebelik ürtikerinde diğer nedenler dışlandıktan sonra tanı gestasyonel ürtiker tanısı konulabilir ve genellikle gebelik bittikten sonra kaybolabilir.

Gebelik ürtikeri tedavisi nasıldır?

Gebelik sırasında veya öncesinde ürtiker şikayetleri olan hastalardaki ürtikerin tedavisinde önce zeminde yatan bir hastalık varsa o tedavi edilir. Alerjik ürtiker alerjen ile temas kesilebilirse kısa sürede tamamen düzelir. Ürtiker tanısı için yapılan tetkikler neticesinde nedenini bulabilirsek alerjik olan gıda veya alerjenden kaçınmak çok önemlidir. Ürtiker nedenini saptayamazsak yani idiopatik ürtikerse ilaç tedavisi gereklidir. Ayrıca gebeliğe bağlı gelişen gestasyonel ürtikerde de ilaç tedavisinden faydalanılabilir ve gebelik bittiğinde şikayetleri çok yoğunsa ilaçlar ürtikeryal şikayetlerini azaltmakta faydalı olabilir.

Kronik ürtikeri olan hamilelerde ürtikeryal semptomlar ilerlemesinde hamileliğin etkilenebileceğini ileri sürmektedir. Ürtikerli bazı hastaların gebe kaldıklarında belirtilerin spontan olarak ortadan kalktığı ve doğumdan sonra semptomların geri döndüğü rapor edilmiştir. Tersine, bazı kronik ürtikerli hastalarda gebelik sırasında şiddetli ürtiker atakları olduğu bildirmişlerdir. Gebelik sırasında tedaviden kaçınmanın en iyi yolu bu olsa da, ürtikeryal alevlenme yaşayan hastalar için bazı tedaviler, bebek ( embriyotoksik veya teratojenik) ve  anne için  yan etki riski olmadan verilebilir.

Hamile kadınlarda birinci nesil sedasyon sağlanayan H 1 -antihistaminiklerden kaçınılmalıdır. Taşıdığı  risk ve gebelik kategorisi B olarak sınıflandırılan, ikinci nesil, sedatif olmayan H 1 -antihistaminikler tercih edilen ilk seçenek olmalıdır. Ayrıca, emziren kadınlarda  sedatif olmayan H 1 -antihistaminiklerin neredeyse tamamen anne sütünden geçtiği göstermiştir. Emziren kadınlarında ikinci nesil sedatif olmayan H 1 –antihistaminikler tercih edilmelidir.

Gebeliğin ilk trimestrinde kortikosteroid kullanımı, yarık damak riski olasılığı nedeniyle önerilmez. Yetişkin hastaların ürtiker tedavisinde kullanılan siklosporin kullanımı potansiyel olumsuz embriyotoksik ve teratojenik etkiler nedeniyle gebelerde kullanımı için çok dikkatli olarak düşünülmesi gerekir.

Montelukastın gebelikte kullanılması üzerine yayınlanmış yayınlarda, genel popülasyona göre malformasyon artışı riski olmadığını göstermektedir. Gebe kadınlarda montelukastın etkinliğini ve güvenliğini tam olarak değerlendirmek için daha ileri klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.

Yeni geliştirilen ve ürtiker tedavisinde önemli bir yer tutan Omalizumab yani anti IgE tedavi gebeler içinde son derece önemli bir tedavi seçeneğidir. Omalizumab ile tedavi edilen şiddetli alerjik astımı olan hastalarda, bir vaka çalışması dışında kronik ürtikerli gebelerde omalizumabın güvenilirliği hakkında az sayıda yayınlanmış bilimsel yayınlar bulunmaktadır. Bununla birlikte, astımlı hamile hastalarda tedavi edilen 169 hamile kadından elde edilen sonuçları değerlendirmiştir. Omalizumab ile büyük anomalilerde belirgin bir artış ya da değişim gözlenmemiştir. Omalizumab ile tedavi, hastaların gebeliklerini ve yenidoğan bebeklerini etkilemedir.

Gebelik sürecinde veya öncesinde ortaya çıkan ürtikerin tedavisi son derece dikkatli yapılmalıdır. Alerji uzmanları tarafından mutlaka değerlendirilmelidir ve hamile hastaya ve fetüse en az zarar verecek şekilde yapılmalıdır.

Özetle

Ürtiker hayatımızın her hangi bir döneminde karşımıza çıkabilir. Gebelikte sürecinde ortaya çıkan gebelik ürtikeri veya daha öncesinde var olan ürtikerin alevlenmesi plesantadan salgılanan kimyasallara ve hormonal değişikliklere bağlı olabilir. Gebelik ürtikerin tanısı ve tedavisi mutlaka alerji uzmanları tarafından yapılmalıdır. Gebelik ürtikerinde gebe hastaya ve fetüse en az zarar verecek şekilde tedavi düzenlenmesi son derece önemlidir.

 

 

Dermografizm

Dermografizm veya dermografi, deri üzerine yazı yazma olarak da bilinen bir durumdur. Dermografisi bulunan kişiler ciltlerini hafifçe çizdiğinde, bu çizikler ürtikere benzer şekilde kırmızı kabarık izler haline gelir. Dermografi her yaşta olabilir; fakat ergenlik çağındaki çocuklar ve genç erişkinlerde daha sık olma eğilimindedir. Dermatografi tanısı basit bir test ile konulabilir. Dermografi bulgu ve belirtileri genellikle kendiliğinden geçer ve tedavi gerekmez. Ancak, eğer bu durum ciddi veya rahatsız edici olursa doktorunuz antihistaminik ilaç kullanmanızı önerebilir.

Dermografizm nedir?

Dermatografizm veya dermografi, deri üzerine yazı yazma olarak da bilinen bir durumdur. Dermatografisi bulunan kişiler ciltlerini hafifçe çizdiğinde, bu çizikler ürtikere benzer şekilde kırmızı kabarık izler haline gelir. Bu izler genellikle 30 dakika içinde kaybolur.

Dermatografinin sebebi bilinmemektedir; fakat bazı kişilerde enfeksiyon, üzüntü veya penisilin gibi ilaçlarla tetiklenebilir.

Dermatografisi olan çoğu kişi tedavi aramaz. Bulgu ve belirtileriniz rahatsız ediciyse, doktorunuz antihistaminik gibi alerji ilaçları kullanmanızı önerebilir.

Dermografizm Belirtileri nelerdir?

Dermatografi bulgu ve belirtileri şunlardır:

  • Kabarık kırmızı çizgiler
  • Şişlik
  • İnflamasyon
  • Ürtiker benzeri şeritler
  • Kaşıntı

Bulgu ve belirtiler cildinizin çizilmesini takiben birkaç dakika içinde ortaya çıkar ve genellikle 30 dakika içinde kaybolur. Dermatografi nadiren daha yavaş gelişir ve geçmesi birkaç saat ile birkaç günü bulabilir.

Bu durumun kendisi aylar veya yıllarca sürebilir.

Dermografizm belirtileri varsa ne zaman doktora götürmeliyim?

Bulgu ve belirtileriniz özellikle rahatsız edici duruma geldiyse doktoruna görünün.

Dermografizm nedenleri nelerdir?

Dermatografinin kesin nedeni bilinmemektedir. Alerjik bir reaksiyondan kaynaklanıyor olabilir; ancak henüz spesifik bir alerjen tanımlanamamıştır.

Dermatografi belirtileri basit şeylerle tetiklenebilir. Örneğin kıyafetler veya yatak çarşafının sürtmesi sonucu cildiniz tahriş olabilir. Dermatografi bazen enfeksiyon, üzüntü veya penisilin gibi ilaçlarla da olabilir.

Dermografizmin risk faktörleri nelerdir?

Dermatografi her yaşta olabilir; fakat ergenlik çağındaki çocuklar ve genç erişkinlerde daha sık olma eğilimindedir. Cilt kuruluğu veya dermatit gibi herhangi bir başka cilt rahatsızlığınız varsa dermatografizme daha yatkın olabilirsiniz. Sık sık kaşınma isteğine neden olan cilt hastalıkları riski artırabilir.

Dermografizm için doktor randevusuna nasıl hazırlık yapmalıyım?

Birinci basamak hekiminizi görmekle işe başlayabilirsiniz. Ancak, bazı durumlarda randevu için aradığınızda 18 yaşından küçüksek çocuk alerji uzmanı, 18 yaşından büyükse yetişkin alerji uzmanına yönlendirilebilirsiniz.

Randevunuza hazırlanmanızda size yardım edecek bazı bilgileri burada bulabilirsiniz.

Dermografizm için neler yapabilirsiniz?

Randevu aldığınız zaman birkaç gün önceden antihistaminik almamak gibi önceden yapmanız gereken bir şey olup olmadığını mutlaka sorun.

Aynı zamanda şunları da yapabilirsiniz:

  • Randevu almanızı gerektiren sebeple ilişkili gibi görünmese de her türlü belirtiyi not edin.
  • Majör stres veya yaşam değişiklikleri gibi anahtar niteliğindeki kişisel bilgileri not edin.
  • Tüm ilaç, vitamin ve kullanılan desteklerin bir listesini çıkarın.

Doktordan neler beklemelisiniz?

Doktorunuz size aşağıdaki gibi birtakım sorular sorabilir:

  • Belirtiler ne zaman başladı?
  • Belirtiler bir hastalık ya da yeni bir ilaç sonrası mı ortaya çıktı?
  • Belirtiler devamlı mı, yoksa arada bir mi oluyor?
  • Belirtiler ne kadar şiddetli?
  • Belirtiler aktivitelerinizi kısıtlıyor veya yaşam şeklinizi engelliyor mu?
  • Herhangi bir alerjiniz var mı? Neye karşı?
  • Cilt kuruluğu veya başka bir cilt hastalığınız var mı?
  • Belirtilere iyi gelen herhangi bir şey var mı?
  • Belirtileri kötüleştiren herhangi bir şey var mı? 

Dermografizm teşhisi nasıl konulur?

Dermatografi tanısı basit bir test ile konulabilir. Doktorunuz bir dil basacağı ile kolunuzun veya sırtınızın derisini çizer, birkaç dakika içinde kırmızı, şiş bir çizgi veya şerit ortaya çıkacak mı diye bakar.

Dermografizm Tedavisi Nasıl Yapılır?

Dermatografi bulgu ve belirtileri genellikle kendiliğinden geçer ve tedavi gerekmez. Ancak, eğer bu durum ciddi veya rahatsız edici olursa doktorunuz antihistaminik ilaç kullanmanızı önerebilir.

Dermografizm için korunma yöntemleri

Rahatsızlığı azaltmak ve dermatografi belirtilerini önlemek için şu ipuçlarını deneyin:

  • Cildinizi tahriş etmekten sakının.Cildinize sert sabunları kullanmaktan uzak durun. Yün gibi kaşındırıcı maddelerden yapılan giysileri giymeyin. Sıcak duş ve banyolar belirtileri kötüleştirebilir.
  • Cildinizi kaşımayın.Sık sık kaşındıran dermatografi veya başka bir cilt rahatsızlığınız varsa, cildinizi kaşımaktan kaçının. Kaşımak durumu alevlendirecektir.
  • Cildinizi nemli tutun.Kuru bir cildin kaşınma ihtimali daha fazladır. Banyo sonrası losyon ve kremler kullanarak cildinizi nemli tutun.

 

Güneşe bağlı ürtiker

Güneş ışınları olmadan hayat mümkün değildir. Sağlıklı bir yaşam için güneş olmazsa olmazdır; “Güneş girmeyen eve doktor girer” diye bir atasözü de vardır. Fakat bazı kişilerde güneş ışınları alerjiye yol açabilmektedir. İşte güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) ile ilgili bilmeniz gerekenler…

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) denince akla neler gelmeli?

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) terimi, güneş ışınlarıyla temas sonrası gelişen ve ciltte kaşıntılı kızarıklara (isilik) sebep olan birkaç hastalığı kapsamaktadır. Bu hastalıklardan en sık görüleni güneş zehirlenmesi olarak da bilinen polimorf ışık erüpsiyonudur.

Bazı kişilerde herediter (ailevi) tip güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) vardır. Bunun dışındaki güneş alerjisi tiplerinde ise yalnızca ilaç kullanımı veya bazı bitkilerle temas gibi faktörlere bağlı olarak alerjik reaksiyonlar gelişir.

Hafif şiddetteki güneş alerjileri tedavisiz kendiliğinden kaybolabilir. Daha şiddetli tablolarda ise steroid içeren kremler veya haplar ile tedavi gerekebilir. Ciddi güneş alerjilerinde kişi önlemler almalı ve güneşten koruyan kıyafetler giymelidir.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) olan kişide ne gibi belirtiler beklenir?

Alerjiden etkilenen derideki bulgular, altta yatan hastalığa göre değişiklik gösterir. Sıklıkla görülen belirti ve bulgular şunlardır:

  • Kızarıklık
  • Kaşıntı veya ağrı
  • Kabarık yamalara dönüşebilen ufak kabarıklıklar
  • Deride kabuklanma veya kanama
  • Su toplama veya ürtiker

Bu belirtiler genellikle sadece derinin güneşe maruz kalan yerlerinde görülür ve güneş ışınlarıyla temastan dakikalar-saatler sonra başlar.

Güneş ışığına maruziyetten sonra deride rahatsız edici ve daha önce görmediğiniz cilt reaksiyonları meydana gelmişse doktora görünün. Şiddetli ve hafiflemeyen belirtilerin görülmesi halinde bir 18 yaşından küçükse çocuk alerji uzmanı, 18 yaşından büyükse yetişkin alerji uzmanına görünmeniz iyi olacaktır.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) sebepleri nelerdir?

Bazı ilaçlar, kimyasallar ve hastalıklar derinin güneş ışınlarına hassasiyetini artırabilmektedir. Buna rağmen bazı insanlarda güneş alerjisi gelişip bazılarında gelişmemesinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Birtakım genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

Hangi faktörler Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) gelişim riskini artırır?

Güneş ışınlarına alerjik reaksiyon gelişim riskini artıran faktörlerden en önemlileri:

  • Soy: Herkeste güneş alerjisi gelişme riski vardır, ama bazı etnik kökenlerde bu risk daha da fazladır. Örneğin, güneş alerjilerinin en sık tipi olan polimorf ışık erüpsiyonu beyaz tenlilerde daha sıktır. Güneş alerjilerinin daha nadir olan ama daha ağır seyreden bir başka tipi ise Amerikalı yerlilerde daha sık görülür.
  • Bazı maddelere maruz kalma: Parfümler, dezenfektanlar, güneş kremlerindeki bazı kimyasallar deriye temas edince güneş ışınlarına karşı alerjik reaksiyon gelişme ihtimalini artırır.
  • Bazı ilaçlar: Tetrasiklin antibiyotikler, ağrı kesiciler gibi bazı ilaçların kullanımı, cildin güneşe hassasiyetini artırır.
  • Başka bir deri hastalığı olması: Kişide dermatit olması güneş alerjisi riskini artırır.
  • Ailede güneş alerjili biri olması: Ebeveynlerde veya kardeşlerde güneş alerjisi varsa, kişide de güneş alerjisi gelişimi muhtemeldir.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) için doktor randevusuna nasıl hazırlanılmalıdır?

Başlangıçta gideceğiniz aile hekimi veya pratisyen doktor, sizi bir dermatoloğa veya alerji uzmanına yönlendirebilir.

Randevu alırken herhangi bir ön hazırlık yapmanın gerekip gerekmediğini sorunuz. Örneğin; eğer bir fototest yapılacaksa (ultraviyole ışınlarıyla alerjik reaksiyon gelişip gelişmediğini gösteren bir test), doktorunuz sizden test yapılmadan günler önce bazı ilaçları kesmenizi isteyebilir.

Randevuya gelmeden evvel, doktorun size sorması muhtemel olan bazı soruların cevaplarını hazırlayabilirsiniz. Bu sorulardan bazıları şunlardır:

  • Güneş ışınlarına temastan ne kadar zaman sonra belirtiler görüldü?
  • Hangi belirtileri fark ettiniz?
  • Bunlar zamanla iyileşti mi yoksa kötüleşti mi?
  • Daha önce de vücudunuzda bunlara benzer belirtiler gördünüz mü?
  • Düzenli olarak kullandığınız ilaçlar ve takviye gıdalar var mı? Varsa hangileri?
  • Vücudunuzun hangi kısımları etkilendi?
  • Etkilenen yerlerdeki lezyonlar tam olarak neye benziyordu? Tarif edebilir misiniz?
  • Semptomlar ne kadar şiddetliydi?
  • Derideki reaksiyonlar ne kadar devam etti?
  • Kaşıntı veya ağrınız var mı?
  • Deriniz sadece güneş ışınlarıyla doğrudan temasa mı reaksiyon gösteriyor, yoksa pencere camından geçen ışınlara karşı da hassas mısınız?
  • Ailedenizdeki birinin güneş alerjisi veya başka bir alerjik deri hastalığı mevcut mu?
  • Deriniz üzerinde hangi kozmetik ürünleri kullanıyorsunuz?

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) tanısı nasıl konur? Tanıda kullanılan testler nelerdir?

Çoğu zaman doktorlar sadece deriye bakarak güneş alerjisi tanısı koyabilirler. Eğer durum bakılarak anlaşılamayacak kadar net değilse bazı testlerin yapılması gerekebilir. Bu testler şunlardır:

  • Ultraviyole (UV) ışın testi: Fototest de denen bu test, özel bir lambadan kaynaklanan değişik dalga boylarındaki ultraviyole ışınlarına derinin tepkisini gözlemlemek amacıyla yapılır. Hangi tip ultraviyoleye karşı hassasiyet olduğu tespit edilirse güneş alerjisinin tipi de anlaşılabilir.
  • Foto yama testi: Bu test güneş alerjisinin, güneşe çıkmadan önce cilde uygulanan herhangi bir maddenin güneş ışınlarına hassasiyeti artırması yoluyla gelişip gelişmediğini gösterir. Testte sıklıkla güneş alerjisini tetikleyen maddeler yama halinde deriye (genellikle sırta) uygulanır. Bir gün sonra ultraviyole lambası ile UV ışınları yama alanlarına yansıtılır ve alerjik deri reaksiyonları varsa tespit edilir. Eğer deri reaksiyonu sadece yama uygulanan yerdeyse (madde uygulanmayan yerler sağlamsa), büyük olasılıkla o madde güneş alerjisine yol açıyordur.
  • Kan testleri ve deriden örnekler alınması: Bu testlere genellikle ihtiyaç olmaz. Doktorunuz altta yatan lupus gibi bir hastalıktan şüpheleniyorsa bu testleri isteyebilir. Kan örnekleri veya deri örnekleri (biyopsi) laboratuvarda incelenmek üzere alınır.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) nasıl tedavi edilir ve hangi ilaçlar kullanılır?

Tedavi metotları güneş alerjisi tipine göre farklılıklar gösterir. Hafif alerjilerde güneşten birkaç gün uzak kalmak belirti ve bulguların hafiflemesini sağlayabilir.

Kortikosteroid içeren kremler deri reaksiyonlarını hafifletmede faydalıdır. Ağır durumlarda doktor, prednizon gibi hap formundaki kortikosteroidleri yazabilir.

Bazı güneş alerjilerinde bir sıtma ilacı olan hidroksiklorokin (Plaquenil) faydalı olabilmektedir.

Daha ciddi güneş alerjisi tablolarında fototerapi kullanılır. Bu yöntemde ultraviyole lambası ile derinin genelde güneşe maruz kalan bölgelerine UV ışın uygulanır.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) belirtilerini hafifletmek için neler yapılabilir?

Şu adımları uygulamanız, güneş alerjisi semptomlarını hafifletecektir:

  • Güneşe maruz kalmayın. Etkilenen cilt alanları güneşten bir veya iki gün uzak kalındığında iyileşmeye başlar.
  • Işığa hassasiyeti artıran ilaçları kullanmayın. Başka hastalıklar için kullandığınız ilaçların ışığa hassasiyeti artırıp artırmadığını doktorunuza danışın.
  • Nemlendirici kullanın. Nemlendirici cilt losyonları kuru ve kabuklu deriye iyi gelecektir.
  • Kalamin losyonu veya aloe vera kullanın.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) olanlar ciltlerinde alerjik reaksiyon gelişmesinin önüne nasıl geçebilirler?

Güneş alerjiniz veya güneş ışınlarına artmış hassasiyetiniz varsa şu adımları uygulayarak alerjik reaksiyon gelişmesini engelleyebilirsiniz:

  • Güneş altında geçirdiğiniz süreyi azaltın. Saat 10.00 ve 16.00 arasında güneşten uzak durun.
  • Beklenmedik bir anda aniden güneş ışınlarına maruz kalmayın. Çoğu kişide ilkbahar ve yaz aylarında bir anda güneşe aşırı maruziyet sonucu güneş alerjisi gelişir.
  • Güneş gözlüğü takın ve koruyucu kıyafetler giyin. Uzun kollu tişörtler ve kenarları geniş şapkalar kullanmanız işe yarayacaktır. Ultraviyole ışınlarının kolayca geçebileceği ince kumaşlardan üretilmiş kıyafetler giymeyin. UV ışınlara geçirgen olmayan özel kumaşlardan yapılmış kıyafetler mevcuttur.
  • Sık sık güneş kremi kullanın. Geniş spektrumlu ve en az 15 faktörlü kremleri tercih edin. Kremi fazla kullanmaktan çekinmeyin ve iki saatte bir tekrar uygulayın. Yüzüyorsanız veya çok terliyorsanız daha sık kullanabilirsiniz.

Özetle…

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi), güneş ışınlarına maruz kalınması sonucu gelişen ve bazı kişilerde kendiliğinden geçebilen bir alerjidir. İlaçlar ve basit korunma yöntemleriyle kontrol edilebilen güneş alerjisinin altında bazı hastalıklar yatabilir.

Soğuğa bağlı ürtiker

Soğuğa bağlı ürtiker (soğuğa bağlı kurdeşen) soğuğa temas sonrası ciltte kızarıklık kaşıntı şeklinde kendini gösteren ve bazen alerjik şok gibi ciddi alerjik reaksiyona da neden olabilen bir durumdur. Genç yetişkin ve çocuklarda daha sık görülür. Teşhis buz küp testiyle uygulanır. Tedavisinde antihistaminikler, belirtileri düzeltmede kullanılabilir. Önlem olarak da soğuğa maruz kalmayı engellemek ve soğuğa maruz kalıncaksa da öncesinde antihistaminik almak faydalı olabilir.

 

Soğuğa bağlı ürtiker (kurdeşen) nedir?

Soğuğa bağlı ürtiker soğuğa bağlı gelişen cilt reaksiyonudur. Soğukla temas edildiği zaman kızarıklık ve kaşıntı şeklinde kendini gösteren ürtiker dediğimiz kurdeşen tablosu ortaya çıkar.

Soğuğa bağlı ürtikerin belirtileri ciddiyetine göre değişir. Bazı kişilerde hafif belirti gösterirken bazılarında ciddi belirtilerle kendini göstermektedir. Soğuk suda yüzmek tüm vücutta reaksiyon oluşturan en sık nedendir. Soğuk suda yüzme sonucu tansiyon düşüklüğü, bayılma ve hatta ölümle sonuçlanan bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz.

Soğuk ürtiker daha çok genç yetişkinlerde görülmektedir. Genellikle birkaç yıl içinde düzelir. Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri varsa bir alerji doktoru tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bunun için doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda çocuk alerji uzmanı ve 18 yaşından büyüklerde yetişkin alerji uzmanlarının değerlendirilmesinde fayda vardır. Soğuğa bağlı ürtikerin tedavisi antihistaminikler, soğuk hava ve sudan kaçınmaktır.

Soğuğa bağlı ürtiker (kurdeşen) belirtileri nelerdir?

Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri denilince soğuğa maruz kalınılan yerlerde geçici kızarıklık, kaşıntılı plaklar akla gelir. Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri cildin ısıtılması ile ortaya çıkmaktadır. Soğuk objelerin elle tutulması da elde şişmeye neden olur. Soğuk yiyecek ve içeceklerin içilmesi de dudak ve boğazda şişmeye neden olur.

Bazen soğuğa bağlı kurdeşen ciddi belirtilere neden olabilir. Alerjik şok dediğimiz tablo ortaya çıkabilir; tansiyonda düşme, bayılma, kalp hızında hızlanma ve dudakta şişmeye neden olabilir. Dil ve boğazda şişme sonucu nefes alıp vermek zorlaşabilir. Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri soğuk su veya hava ile temas sonucu ani maruziyet sonrası gelişmektedir. Soğuğa bağlı ürtikerlerin çoğunda cildin 4 dereceden daha düşük ısıya maruz kalması sonucu gelişir. Bazı kişilerde daha yüksek ısılarda da gelişebilir. Nemli ve rüzgarlı havalarda soğuğa bağlı kurdeşen gelişmesi kolaylaşmaktadır. Ciddi reaksiyonlar genelde tüm vücudun soğuğa maruz kalmasıyla gelişmektedir. Böyle reaksiyonlar şuur kaybı ve boğulmaya neden olabilmektedir.

Bazı kişilerde soğuğa bağlı kurdeşen haftalar veya aylar sonra düzelirken bazılarında uzun sure devam edebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker için ne zaman doktora gidilmelidir?

Soğuğa bağlı cilt reaksiyonu olduğu zaman doktora gidilmelidir. Reaksiyon hafif olmuşsa bu soruna neden olabilen bazı nedenleri dışlamak için inceleme gerekebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker gelişmesi durumunda bazen acil tedavi gerekebilir. Özellikle baş dönmesi, nefes alıp vermede zorluk, dil ve boğazda şişme gelişmişse acil tedavi gerekebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker nedenleri nelerdir?

Soğuğa bağlı ürtikerin kesin bir nedeni yoktur. Bazı kişilerde genetik faktörler, virüs enfeksiyonu veya bir hastalık neden olabilir. Soğuğa bağlı kurdeşenin en yaygın görülen formunda soğuk tetikleyiciler histamin ve bazı kimyasalların salımına neden olur. Bu salınan histamine ve kimyasallar kızarıklık, kaşıntı ve bazen de tüm vücutta yaygın reaksiyona neden olmaktadır.

Soğuğa bağlı ürtiker risk faktörleri nelerdir?

Herkesde soğuk ürtikeri gelişebilir. Eğer şu durumlar varsa riskiniz daha fazladır;

-Eğer çocuk veya genç yetişkinseniz. Çünkü soğuğa bağlı ürtiker genellikle çocuk ve genç yetişkinlerde görülür. Genellikle birkaç yıl içinde kendi kendine düzelir.

-Son zamanlarda gribal bir enfeksiyon geçirmişseniz. Soğuğa bağlı ürtikerin çok sık olmasa da hepatit gibi virüse bağlı veya kanser gibi bir hastalığa bağlı da gelişebilir.

-Genetik yatkınlık varsa. Nadiren soğuğa bağlı kurdeşen genetik geçişli olabilir. Ailsel soğuğa bağlı ürtiker denilmektedir.

Soğuğa bağlı ürtikerin zararları nelerdir?

Soğuğa bağlı ürtiker ciddi reaksiyona neden olabilir ve soğuğun temas ettiği cildin büyük alanı olursa mesala yüzme sonucu tüm vücut temas etmişse ciddi reaksiyonlara neden olabilir. Bayılma ve alerjik şok dediğimiz ölümcül reaksiyonlara neden olabilir.

Soğuğa bağlı ürtiker nedeniyle doktor randevusuna nasıl hazırlık yapmalıyım?

Aile hekiminize başvurduysanız ve soğuğa bağlı ürtiker olan kişi 18 yaşından küçükse çocuk alerji uzmanı, 18 yaşından büyükse yetişkin alerji uzmanına yönlendirecektir.

Doktora giderken soracağınız soruların listesiyle gidebilirsiniz. Peki neler sorabilirsiniz? ;

-Benim belirtilerimin nedeni nedir?

-Benim belirtilerimin nedeni olabilecek başka nedenler neler olabilir?

-Bu durum ne kadar surer?

-Ne tip bir test yapmalıyız. Bu test için bir hazırlık yapmam gerekir mi?

-Nasıl bir tedavi gerekiyor? Siz hangilerini tavsiye ediyorsunuz?

-İlaçların içeriği aynı olursa diğerlerini kullanabilir miyim?

-Bana bu durumla ilgili bir broşür verebilir misiniz?

-Hangi web sitesini tavsiye edersiniz?

Doktorunuz sizden neler bekler?

Doktorunuz sizden bazı soruların cevabını isteyecektir;

-Belirtiler ne zaman başladı?

-Son zamanlarda bir hastalık geçirdiniz mi?

-Benzer sorunlar akrabalarınızdan gelişen var mı?

-Son zamanlarda bir ilaç kullandınız mı?

-Yeni bir gıda denemesi yaptınız mı?

-Yeni bir yere seyahat ettiniz mi?

-Şikayetlerinizde herhangi bir düzelme oldu mu?

-Belirtileri kötüleştiren bir durum biliyor musunuz?

Soğuğa bağlı kurdeşen için ne yapabilirsiniz?

Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri hafifse sizin belirtilerinizi şu uygulamalar rahatlatabilir

-Soğuğa bağlı ürtiere neden olabilecek ortamlardan uzak durum

-Ürtikerinizi tetikleyebilen soğuk hava, soğuk su, soğuk rüzgar gibi durumlardan kaçının

-Antihistaminik kaşıntınızı rahatlatmakta yardımcı olacaktır.

Soğuğa bağlı ürtiker teşhisi tasıl konulur?

Soğuğa bağlı ürtiker teşhisi buz küp testi ile konulur. Çoğu soğuğa bağlı ürtiker genç yetişkinlerde görülür ve genelde altta yatan bir neden bulunamaz. Genellikle birkaç yıl içinde düzelir.

Bazen soğuğa bağlı ürtiker hepatit ve kanser gibi hastalıklara bağlı gelişebilir. Eğer doktorunuz hepatit veya kanser gibi bir hastalıktan şüphelenirse inceleme yapacaktır.

Soğuğa bağlı ürtiker tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Soğuğa bağlı ürtikeri tamamen tedavi eden bir tedavi yoktur. Ancak belirtileri rahatlatan tedavi verilebilir. Antihistaminikler verilebilir. Doktorunuz size en iyi tedavi planını hastalığın ciddiyetine göre düzenlemektedir.

Soğuk ürtiker tedavisinde kullanılabilen tedaviler şunlardır;

-Antihistaminikler. Bu ilaçlar belirtileri ortaya çıkaran maddeleri bloke ederek etki eder.

-Siproheptadin. Bu ilaç da antihisitaminik olup ayrıca beliirtilere neden olan sinir impulslarını etkiler.

-Doksepin. Antidepresan bir ilaç olmasına ragmen soğuğa bağlı ürtikerde faydalı olabilir.

-Omalizumap. İlaçlara cevap vermeyen soğuğa bağlı ürtikerli kişilerde faydalı olabilir.

Tedavide altta yatan nedene göre değişiklik gösterebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker için ne gibi önlemler alınabilir

Bazı önlemler soğuğa bağlı ürtikere karşı faydalı olabilir.

-Soğuğa temas öncesi antihistaminik tedavisine başlanabilir.

-Cildi ani ısı değişiminden korumak gerekir.

-Soğuk suda yüzmeden once ıslak kıyafet giymek bazı kişilerde faydalı olabilir

-Soğuk içecekler ve yiyeceklerden kaçınmak

-Ciddi reaksiyonlar için epinefrin oto-enjektör bulundurulabilir

-Operasyon yapılacaksa doktorla konuşup ameliyat yapılacak oda ısısının düşük olmaması istenebilir.

Akut Ürtiker

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödemin eşik ettiği cildin alerjik hastalığıdır. Ürtiker döküntülerin süresine göre 2 çeşittir; Akut ürtiker ve Kronik Ürtiker. Akut ürtiker ani gelişen kaşıntılı kızarıklıklar 6 haftadan daha az süre devam ediyorsa akut ürtiker olarak tanımlanır. Akut ürtikerin başlıca belirtileri kaşıntı ve plaklar şeklinde kızarıklıklardır. Teşhiste muayene ve öykü önemlidir. Ürtiker tedavisi nedenin ortadan kaldırılması ve ilaç tedavisi şeklindedir. 

 

Akut Ürtiker Nedir?

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödemin eşik ettiği cildin alerjik hastalığıdır. Halk arasında kurdeşen ve dabaz olarak da bilinmektedir. Genelde 24-48 saat içinde düzelme olur

Bazen bu kaşıntılı kızarıklıklarla beraber dudakta, dilde, göz etrafında, ayak bileği ve el bileği gibi eklem yerlerinde şişmelerde görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Her on çocuktan birinde ödem gelişmeden ürtiker gelişirken her on çocuğun birinde ise ürtiker döküntüsü olmadan sadece ödem olarak kendini gösterebilir.

Ürtiker döküntülerin süresine göre 2 çeşittir;

-Akut ürtiker

-Kronik Ürtiker

Akut Ürtiker Nedir?
Akut ürtiker ani gelişen kaşıntılı kızarıklıklar 6 haftadan daha az süre devam ediyorsa akut ürtiker olarak tanımlanır. Genellikle akut ürtiker 1-2 gün çok şiddetlidir. Bu kaşıntılı döküntülerin bazıları düzelirken diğerleri çıkar. Tamamen düzelince aileler tam düzeldi diye sevinirken bir anda yine tüm vücudu sarıp çocuğu perişan edebilir. Bu dalgalanmalar genelde bir hafta içinde düzelmekle birlikte 2 haftayı da bulabilir. Bu tekrarlamalar 6 haftayı geçerse de adı artık kronik ürtiker olarak adlandırılabilir. Akut ürtikerlerin yaklaşık %20-30’unda kronik ürtiker veya tekrarlayan ürtiker gelişmektedir.
– Kronik Ürtiker: Vücudunuzda oluşan kabarcıklar 6 haftadan fazla sürüyor ise bu kronik ürtikerdir ve bir an önce tıbbi yardım almanız gerekmektedir.
Ürtiker, cilde verdiği zarardan dolayı günlük rutin yaşamınızı etkileyen bir durumdur. Döküntüler alerji kaynaklı ve çeşitli uyarılara bağlı gelişebilir.

Akut Ürtiker Belirtileri Nelerdir?

Ürtikerin (Kurdeşen veya dabaz) en önemli belirtileri;

  1. Ortası kabarık ve atrafı kırmızı plak tarzında ve değişik büyüklüktedir
  2. Kaşıntı vardır
  3. Kısa sureli olup çok hızlı ortaya çıkar ve genelde 24-48 saat içinde düzelir. Düzelen yerlere ragmen diğer yerden yine farklı kızarıklıklar ortaya çıkabilir.
  4. Özellikle boğazda, göz çevresinde, yanaklarda, dudaklarda, ellerde, ayaklarda ve genital bölgelerde acı ve yanmaya neden olan şişme,

Ürtiker plaklarının özellikleri

Döküntüler plaklar şeklinde olup ortası kabarık ve atrafı kızarık olduğu için plak şeklindedir. Büyüklükleri çok değişkendir. Basmakla beyazlaşır. Ciddi ürtikerlerde çok yaygın olduğu için plaklar şeklinde görülmeyebilir. Bir plak 24-48 saat içinde düzelir ancak diğer taraftan bir başkası çıkar. Bu da aileleri neden bu tekrarlıyor veya yayılıyor diye endişeye sefk eder. Bu tablo aslında beklendik bir durumdur. Kaşıntı çok fazladır. Bu da uykuyu günlük yaşamı çok etkiler.

Ürtikerle birlikte ödem

Ürtikerde kaşıntılı kızarıklıklarla beraber dudakta, dilde, göz etrafında, ayak bileği ve el bileği gibi eklem yerlerinde şişmelerde görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Her on çocuktan birinde ödem gelişmeden ürtiker gelişirken her on çocuğun birinde ise ürtiker döküntüsü olmadan sadece ödem olarak kendini gösterebilir.

Ürtiker vücudun her yerinde çıkabilir

Ürtiker plakları vücudun her yerinde ortaya çıkabilir. Vücudun bir yerinde toplanmışsa döküntü tedaviye daha iyi cevap vermektedir. Ürtikerin nedenine göre ürtikerin geliştiği yerler farklılıklar gösterebilir. Güneşe bağlı gelişen solar ürtikerde daha çok güneşin temas ettiği yüz ve boyunda kaşıntılı kızarıklıklar görülmektedir.

Ürtiker alerjik şokun belirtisi de olabilir

Ürtiker özellikle daha önceden bilinen bir besin alerjisi varsa ve bu besin alındıktan sonra 2 saat içinde ürtiker gelişmişse alerjik şok açısından dikkatli olunması gerekir ve acil servise bir an once gidilmesi gerekir. Aynı şekilde bir ilaç uygulaması sonrası ani gelişen ürtiker durumunda da alerjik şok aklımıza gelmeli ve müdahale edilmelidir. 

Akut Ürtiker Nedenleri Nelerdir?

Herhangi bir tetikleyici cilt hücrelerinin histamin gibi kimyasal maddeleri serbest bırakmasına neden olabilir. Bu kimyasallar cildin yüzeyindeki küçük kan damarlarından sıvının sızmasına neden olur ve bu durumda şişmelere neden olur. Kimyasal maddeler aynı zamanda kan damarlarının genişlemesine neden olmakla beraber zararlı maddelerin etrafındaki alevlenmeye neden olabilir.

Akut ürtiker nedenleri

Idiopatik nedenler: Akut ürtikerlerin yaklaşık yarısında neden bulunamaz ve idiopatik ismi verilir.

Üst solunum yolu enfeksiyonları. Akut ürtikerlerin yaklaşık %40’ında üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle ürtiker gelişir. Soğuk algınlığı veya grip gibi viral enfeksiyonlar bazı insanlar üstünde ürtiker döküntüsünü tetikleyebilir. Belirtileri görünmeyen hafif bir virüs enfeksiyonu muhtemelen açık bir nedeni olmaksızın gelişen ürtikeryal döküntülerin ortak bir tetikleyicisi olabilir.

İlaçlar: Akut ürtikerlerin yaklaşık %9’unda ilaçlar neden olur. Beta-laktam antibiytikler, aspirin, anti-inflamatuar ağrı kesiciler vb. ilaçlara alerjiler akut ürtikere neden olabilmektedir. Morfin, kas gevşeticiler, radyokontrast maddeler ve vankomisin doğrudan etki ederek akut ürtikere neden olabilmektedir.

Besinler: Akut ürtikerlerin yaklaşık %1’inde neden besinlere bağlıdır. Fıstık, çilek, narenciye, yumurta, gıda katkı maddeleri, baharatlar, çikolata veya balığa olan besin alerjisi gibi durumlar buna neden olabilir. Daha önce pek çok kez yemiş olsanız bile bir besine karşı alerji geliştirebilirsiniz.

Böcek ısırıkları ve sokmalara karşı alerjiler: Akut ürtikere neden olabilmektedir.

Cilde Temas eden kimyasallara bağlı akut ürtiker: Vücuda temas eden kimyasallar, lateks, kozmetik, bitkiler, merhemler, ısırgan tıkaçları gibi maddeler akut ürtikere nadiren neden olabilmektedir.

Akut ürtikere neden olabilen besinler, beta laktam gibi antibiotik ilaçlar, böcek ısırmaları, temasa bağlı alerjiler ve parazitler IgE’ye bağlı ürtikere neden olabilmektedir.

Serum hastalığı, kan transfüzyon reaksiyonları, viral ve bakteriyel enfeksiyonlar kompleman sistemine bağlı akut ürtiker geliştirmektedir.

Aspirin ve nonsteroid antiinflamatuarlar arişodinik asidin metobilizmasının etkisine bağlı gelişmektedir.

Akut ürtiker belirtileri varsa hangi doktora götürmeliyim?

Akut ürtiker önemli ve çocuk ve yetişkinleri rahatsız eden bir durum olduğu için vakit geçirmeden acilen hastaneye başvurulmalıdır. Akut ürtiker teşhisi 18 yaşından küçüklerde genellikle aile hekimi veya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarınca konulabilir. 18 yaşından büyüklerde de aile hekimleri, iç hastalıkları uzmanları, dermatoloji uzmanları tarafından konulabilir. Ancak ciddi ürtiker olan ve tedaviye cevap vermeyen durumlarda 18 yaşından küçük çocukların çocuk alerji/klinik immünoloji uzmanları ve 18 yaşından büyüklerde yetişkin alerji/klinik immünoloji uzmanlarınca teşhis konulup tedaviye alınmasında fayda vardır. Çünkü bu uzmanlar alerjik hastalıklar konusunda üst ihtisas yaparak çocuk alerji uzmanı veya yetişkin alerji uzmanı olan doktorlardır. 

Akut Ürtiker Teşhisi Nasıl Yapılır?

Akut ürtiker teşhisi bir çok doktor tarafınca rahatlıkla yapılabilen bir hastalıktır. Teşhis için ürtiker belirtilerinin gelişim öyküsü, vücudun hangi bölgelerinde olduğu, döküntülerin şekli ve süresi teşhisde önemlidir. Muayene bulguları ve öykü teşhisi koymada çok etkilidir. Akut ürtikerin nedeni bazı durumlarda belirgindir. Teşhis sürecinde doktorunuz sizi öncelikle fiziksel muayeneye alır ve ardından belirtilere neyin neden olduğu anlamak için çeşitli sorular sorarak hastalık hikayenizi öğrenir.

Doktorunuz size şu soruları soracaktır

Ürtikerin belirtileri ne zaman başladı?

Ürtiker döküntüleri ne kadar sürüyor?

Ödem dediğimiz şişlik vücudunuzun herhangi bir yerinde gelişti mi?

Kaşıntı nedeniyle uyku bozuluyor mu?

Astım, egzama gibi alerjik bir hastalığı var mı?

Ailede alerjik ir hastalık var mı?

Kullandığı ilaç var mı?

Şüphelendiğiniz bir besin var mı?

Katkı maddesi içeren bir gıda tüketti mi?

Yakın zamanda seyahat veya piknik öyküsü var mı?

Dolgu veya diş işlemi oldu mu?

Cerrahi bir müdahale yapıldı mı?

Kız çocuğu ise adet ile ilişki var mı?

Genellikle ilk defa olan akut ürtiker durumunda belirtiler çok ciddi değilse ve altta yatan bir hastalıktan şüphelenilmiyorsa incelemeye gerek yoktur. Ancak ciddi belirtiler oluşmuş veya tekrarlıyorsa veya 6 haftadan uzun sürmüşse mutlaka icelenmelidir.

Sadece tek bir kurdeşen atağı genellikle yoğun test gerektirmez. Bir besin alerjisinden şüpheleniliyor ise, yediğinizi takip etmeniz gerekmektedir. Bu, aldığınız besinler ile kurdeşen arasında bir bağlantı olup olmadığını keşfetmenize yardımcı olacaktır.

Doktorunuz, kronik ürtikerden şüpheleniyor ise ailenizin tıbbi öyküsünü, evde ve işyerinde maruz kaldığınız maddeleri, evcil hayvanlara veya diğer hayvanlara maruz kalma durumunuzu ve yakın geçmişte aldığınız ilaçları soracaktır.

Alerji uzmanınız, ürtikerin nedenini belirlemek için cilt prick testi, kan testi veya idrar testlerini yaptırmanızı isteyebilir. Eğer tetikleyicinin bir besinden kaynaklandığından şüpheleniliyor ise alerji uzmanınız tanıyı doğrulamak için cilt prick testi veya kan testi yapabilir; tetikleyici tespit edildikten sonra, büyük olasılıkla bu gıdalardan veya bu gıdaların maddelerinden yapılmış olan ürünlerden uzak durmanızı önerebilir. Nadiren de olsa alerji uzmanınız bu gıdanın tetikleyici olduğunu kesinleştirmek için ölçülü bir miktarda yemenizi önerir ve bu sayede ürtikerin gelişip gelişmediğini görür bu durum çok nadir bir test yöntemidir. Eğer alerji uzmanınız ilaç olan bir tetikleyiciden şüpheleniyor ise benzer testler yapabilir ve teşhisi doğrulamak için bu ilacı size yine belli ölçülerde ve temkinli bir şekilde verebilir. Ancak hayatı tehdit eden bir alerjik reaksiyon olasılığı Anafilaksi nedeniyle, bu testler sıkı tıbbi gözetim altında, acil durum ilaçları ve ekipmanlar olmadan yapılmamalıdır.

Akut Ürtiker Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akut ürtiker tedavisinde ürtikere neden olan nedenin ortadan kaldırılması ve ilaç tedavisi ile tedavi edilmektedir.

Öncelikle ürtikere nedeni biliniyorsa hemen kesilir. Örneğin besine alerji varsa o besin tüketilmez, ilaca bağlı ise o ilaç alınmaz.

Akut ürtikerde alınması gereken önlemler

– Yemekler: Belirtilerinize neden olduğu belirlenen gıdaları yemeyin.katlı maddesi içeren marketing ürünleri tüketmeyin

– Sürtünme veya Çizilme: Sert sabunlar ve havlulardan kaçının. Sık sık banyo yapmak kaşıntı ve çizilmeyi azaltabilir ve bu vücudunuza aynı zamanda yararlı bir durumdur.

– Sabit basınç: Sıkı kıyafetlerden kaçının. Ürtiker gevşek giysiler giyerek rahatlatılabilir.

– Soğuğa maruz kalmak: Soğuğa maruz kaldığınızda ya da soğuk suda yüzerken yanınızda her zaman bir epinefrin otomatik enjektör taşımalısınız. Soğuk havaya maruz kalmaktan kaçının ve soğuk havalarda burnunuzun ve ağzınızın etrafında bir fular kullanın. Soğukta dışarıda olmalıysanız, sıcak ve kalın kıyafetler giymelisiniz.

– Güneşe maruz kalmak: Koruyucu giysiler giyin ve güneş kremi uygulayın.

– İlaçlar: Belirli bir ilacın ürtikere neden olduğunu düşünürseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza haber verin.

Akut Ürtikerin İlaç tedavisi

Akut ürtiker ilaç tedavisinde genellikle antihistaminikler, kotikosteroidler, kullanılmakla birlikte bazı nadir durumlarda immunsüpresif tedaviler gerekebilmektedir. Acil alerjik şok durumunda epinefrin tedavisi gerekebilir.

Antihistaminikler, akut ürtiker için reçeteyle kullanılabilir ve sıklıkla önerilen bir ilaç tedavisidir. Alerjik belirtilere neden olabilecek deride bir kimyasal olan histaminin etkisini bloke etmeye çalışır. Genel olarak düşük sedasyon veya sedasyonsuz antihistaminikler tercih edilir. Etkili, uzun süreli ve yan etkileri azdır. Alerji uzmanınız belirtileri hafifletmek için, soğuk kompres ve kaşıntıyı önleyici krem ile birlikte, iki ya da üç antihistaminik seans önerebilir. Şiddetli ürtiker atakları belirtilerin şiddetini azaltabilen prednison ve benzer bir kortikosteroid ilaç veya immün modülatör ile geçici tedavi gerektirebilir. Ciddi kaşıntılarda enjeksiyon yoluyla tedavi edilmesi uygun olur.

Kotikosteroidler. Kortikosteroid tedavi özellikle ciddi akut ürtiker durumlarında enjeksiyon yoluyla ve sonrasında ağız yoluyla verilebilen etkili bir tedavidir.

Epinefrin. Eğer vücudunuzun bu duruma verdiği tepki dilinizin veya dudaklarınızın şişmesi ise ve solunum sıkıntısı çekiyor iseniz alerji uzmanınız her zaman el altında tutmanız gereken bir epinefrin ( Adrenalin) otomatik enjektör reçetesi yazabilir. Bunlar, erken anafilaksi semptomları olabilir ve potansiyel olarak öldürücü bir alerjik reaksiyon olup nefes almayı engeller ve şoka yol açabilir. Anafilaksi için tek tedavi epinefrindir. Eğer vücudunuzda değişen bu duruma enjektörünüz yanınızda değilse ve otomatik enjektör kullandıktan sonra iyiye gitmiyorsa derhal tıbbi yardım almanız gerekmektedir. Ayrıca otomatik enjektör kullandıktan sonra tekrardan tıbbi yardım almanız gerekmektedir.

Ürtiker Nasıl Oluşur?

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödemin eşik ettiği cildin alerjik hastalığıdır. İmmünolojik veya immünolojik olmayan çeşitli nedenler sonucu ciltteki mast hücresi dediğimiz hücrelerden histamin ve çeşitli kimyasal maddeler salınır. Bu salınan kimyasal maddeler ciltte kaşıntıya ve ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklara neden olur. Ayrıca bu kimyasallar cildin yüzeyindeki küçük kan damarlarından sıvı sızmasına neden olarak ödem dediğimiz şişliğe neden olur.  

Ürtiker nasıl oluşur?

İmmünolojik veya immünolojik olmayan çeşitli nedenler sonucu ciltteki mast hücresi dediğimiz hücrelerden histamin ve çeşitli kimyasal maddeler salınır. Bu salınan kimyasal maddeler ciltte kaşıntıya ve ciltte kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklara neden olur. Ayrıca bu kimyasallar cildin yüzeyindeki küçük kan damarlarından sıvı sızmasına neden olarak ödem dediğimiz şişliğe neden olur.

Ürtiker nedenleri nelerdir?

Ürtiker bir çok nedene bağlı gelişebilir. Bir uyaranla gelişmiyorsa spontan ürtiker dediğimiz kendi kendine ortaya çıkan ürtiker adını alır. Spontan ürtikerlerin yarısının nedeni bilinmediği için nedeni bilinmeyen ürtiker dediğimiz idiyopatik ürtiker adını almaktadır.

Spontan ürtiker 6 haftadan kısa sürede düzeliyorsa akut ürtiker, 6 haftadan uzun sürüyorsa kronik ürtiker adını almaktadır.

Ürtiker eğer bir uyuranla ortaya çıkıyor ve bu uyaran fiiziksel bir uyaransa fiziksel uyranlarla tetiklenen ürtiker adını alır. Fiziksel olmayan uyaranlarla ortaya çıkıyorsa da fiziksel olmayan uyranlarla tetiklenen ürtiker adını alır.

Ürtikerde mast hücrelerinin uyarılması

Uyaranlarla ortaya çıkar ürtikerde ciltteki mast hücrelerinden histamin ve diğer kimyasallar doğrudan salınmaktadır. İmmünolojik nedenli olanlar ise immünolojik mekanizmalar sonucu mast hücresinden histamine ve kimyasal maddeler salınmaktadır.

Ürtiker (Kurdeşen, dabaz) Nedir?

Ürtiker ciltte kaşıntılı, kızarık ve bazen de ödemle birlikte kendini gösteren ve basmakla beyazlaşan alerjik cilt hastalığıdır. Ürtiker çocuklarda sık görülen bir cilt alerjisidir. Diğer adları ise kurdeşen ve dabazdır. Genellikle 24-48 saat içinde düzelmekle birlikte bazen 6 haftadan uzun sürerek kronik ürtiker adını almakta ve hayat kalitesini çok etkileyebilmektedir. 

Ürtiker Nedir?

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödem gelişen cildin alerjik hastalığıdır. Halk arasında kurdeşen ve dabaz olarak da bilinmektedir. Genelde 24-48 saat içinde düzelme olur ve ciddi bir hastalık değildir.

Bazen bu kaşıntılı kızarıklıklarla beraber dudakta, dilde, göz etrafında, ayak bileği ve el bileği gibi eklem yerlerinde şişmelerde görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Her on çocuktan birinde ödem gelişmeden ürtiker gelişirken her on çocuğun birinde ise ürtiker döküntüsü olmadan sadece ödem olarak kendini gösterebilir.

Ürtiker döküntülerinin 3 temel özelliği vardır

  1. Ortası kabarık ve etrafı kırmızı plak tarzında ve değişik büyüklüktedir
  2. Kaşıntı vardır
  3. Kısa süreli olup çok hızlı ortaya çıkar ve genelde 24-48 saat içinde düzelir. Düzelen yerlere rağmen diğer yerden yine farklı kızarıklıklar ortaya çıkabilir.

Ürtiker çok sık görülen bir cilt hastalığıdır

Ürtiker nerdeyse her 4 çocuktan birinde hayatı boyunca bir kez ürtiker hastalığına yakalanır. Çocuklarda hastanelerin aciline başvuruya neden olan en sık alerjik cilt rahatsızlığıdır. Özellikle astım, alerjik nezle egzama gibi alerjik bir hastalığı olanlarda daha sık görülür ve nerdeyse her iki çocuktan birinde görülür.

Çok sıkıntılı bir hastalıktır

Aileler panikler. Çünkü aniden gelişir ve tüm vücudu kaplayabilir ve eklem yerlerinde ödem yapabildiği için yürümeyi etkiliyebilir. Kaşıntı nedeniyle çok sıkıntılı bir duruma neden olur ve geceleri uyutmaz. Bu nedenle de özellikle çocuklarda görüldüğünde aileler çok telaşlanır.

Ürtiker döküntülerin süresine göre 2 çeşittir;

-Akut ürtiker

-Kronik Ürtiker

Akut Ürtiker

Akut ürtiker ani gelişen kaşıntılı kızarıklıklar 6 haftadan daha az deva ediyorsa akut ürtiker olarak tanımlanır. Genellikle akut ürtiker 1-2 gün çok şiddetlidir. Bu kaşıntılı döküntülerin bazıları düzelirken diğerleri çıkar. Tamamen düzelince aileler tam düzeldi diye sevinirken bir anda yine tüm vücudu sarıp çocuğu perişan edebilir. Bu dalgalanmalar genelde bir hafta içinde düzelmekle birlikte 2 haftayı da bulabilir. Bu tekrarlamalar 6 haftayı geçerse de adı artık kronik ürtiker olarak adlandırılabilir.

Kronik Ürtiker

Kronik ürtiker denilince 6 haftadan daha uzun süren ve haftada en az 2 gün ürtikere bağlık kaşıntılı kızarıklık şeklinde döküntü olmasına denilmektedir. Kronik ürtikerin bir çok nedeni olduğu için incelenmesi gereken bir durumdur. Kronik ürtikerli olanların mutlaka doğumdan 18 yaşına kadar olan çocukların çocuk alerji uzmanlarınca 18 yaşından büyükleirin ise yetişkin alerji uzmanlarınca incelenmesinde fayda vardır.

Fiziksel ve fiziksel olmayan uyarılarla gelişen ürtikerler

Fiziksel ürtiker dediğimiz ürtiker çeşitli fizisel uyaranlar ile ürtiker gelişen durumları anlamak gerekiyor. Bu fiziksel uyarılarla gelişen ürtikerler

  1. Soğuk temas ürtikeri,
  2. Geç tip basınç ürtikeri,
  3. Sıcak temas ürtikeri,
  4. Solar ürtikeri,
  5. Dermografik ürtikerler sayılabilir.

Fiziksel Olmayan Uyarılarla Gelişebilen Ürtikerler

  1. Aquajenik ürtiker
  2. Kolinerjik ürtiker
  3. Temas ürtikeri
  4. Egzersize bağlı ürtiker/alerjik şok

Ürtiker ile ilişkili olabilen hastalıklar vardır

Mastositozis yani ürtikeriya pigmentoza, ürtikeryel vaskülit dediğimiz damarların iltihabi durumu gibi hastalıklar karşımıza çıkabilir. Ayrıca otoimmun ürtiker dediğimiz altta yatan bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklar olabilir. Çölyak hastalığı, hashimato denilen tirioidin otoimmun hastalığı gibi hastalıklar da kendini ürtiker döküntüleri ile gösterebilir. Bu nedenle ürtiker görüldüğünde çoğu düzelse de çok da basite almamak takip etmekte fayda avrdır. Özellikle nefes alıp vermeyi etkileyebilen, bulantı, kusma, karın ağrısı olan, yürümeyi etkileyebilen, 6 hafatadan uzun süren ürtiker durumlarında mutlaka incelenmesinde fayda vardır.

Sonuç olarak ürtiker en sık görülen cilt alerjisi olup genellikle 1-2 hafta içinde düzelebilmekle birlikte bazen haftalarca sürüp hayat kalitesini çok etkileyebilen bir hastalıktır. Çoğu zaman altta yatan bir neden bulunmaz iken bazen altından önemli hastalıklar veya alerjiler çıkabilmektedir.

Ürtiker ve Çocuk Alerji Uzmanı-Yetişkin Alerji Uzmanı

Ürtiker(kurdeşen) için erken ve doğru teşhis, ayrıca zamanında tedavi önemlidir. Ürtiker olan kişiler ani geliştiği zaman acil serviste tedavi edilmelidir. Acil tedaviye yanıt vermeyen veya kronik ürtikeri olanlar alerji uzmanları tarafından teşhis edilip tedavi edilmedir. Çocuk Alerji / immünoloji uzmanları ve yetişkin alerji/immünoloji uzmanları ürtiker ve alerjik hastalıklar için eğitim almış ve bu konuda diploması olan doktorlardır. Bu nedenle ciddi ürtiker veya kronik ürtiker gelişen çocukların çocuk alerji uzmanları (Yeni adıyla çocuk immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanı), 18 yaşından büyüklerin ise yetişkin alerji uzmanları (Yeni adıyla İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) tarafından incelenmesi ve teşhis konulup tedavi edilmesinde fayda vardır.

Sayfalar

Ürtiker ve Biorezonans

Biorezonans nedir?

1976 yılında Morell ve Rasche insan vücudunda önemli düzenleyici fonksiyonları olan zayıf, düşük frekanslı elektromanyetik alan (1-105 hertz) olduğunu gösterdiler. Biorezonansın endojen formunda varsayılan bu  osilasyonlar el ve ayaktaki elektronlarla toplanır ve sonrasında elektronik akış tedavi amacıyla tekrar vücuda verilir. Ekzojen formunda ise biyolojik olarak aktif maddelerin varsayılan osilasyonları elektronik akım (ör alerjenler) ya da büyütme sonrası tedavi amaçlı insan vücuduna aktarılır.

Ekzojen biorezonans tedavisi alerjik hastalığı olan çocuklarda kullanılmaktadır.

Kronik ürtiker biorezonansın yeri var mıdır?

Literatürde biorezonansın etkilerine dair tıbbi kanıt oldukça az olmakla beraber, 2009 yılında yapılan bir derlemenin verileri aşağıdaki gibidir. Ancak derlemede çalışmaların bilimsel değerini gösterecek veriler eksiktir. Çalışmaların uluslararası bilim dili olan İngilizce’den farklı dillerde olması verilere ulaşmayı zorlaştırmaktadır.

  • 56 hasta (10 çocuk ve 46 erişkin), etkinlik oranı ( iyileşme hali+tam tedavi edilenlerin oranı): çocukta %90 ve erişkinde %56
  • 56 hasta (çoğunluğu çocuk): etkinlik oranı %66.6
  • 69 hasta (çocuk ve erişkin):etkinlik oranı %76.8

Bilimsel veriler tarandığında biorezonansın kronik ürtikerde tedavi için kullanılmasına dair kanıt son derece yetersizdir. Etkin bir tedavi şekli olduğunu göstermek için daha fazla kanıta ihtiyaç vardır.

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayın

İnatçı Ürtiker (Kurdeşen)’de Bitkisel Tedavi Seçeneği Var Mı?

 

İnatçı ürtiker ile ilgili olarak bitkisel tedavi üzerine en çok Çin ve Doğu Asya’da çalışılmıştır.

Xiaofeng Powder inatçı ürtikerde sıklıkla kullanılmaktadır. Deneysel çalışmalarda fare kemik iliğinden köken alan mast (alerjik reaksiyonlarda ana rol oynayan hücre) hücrelerinden IgE (alerjiye yol açan madde) salınımını azallttığı gösterilmiştir.  Çin tıbbında bu madde başka bitkilerle karıştırılarak kurdeşen tedavisinde uygulanmaktadır.

Kore’de ise kronik ürtiker (kurdeşen ) tedavisinde  Gwakhyangjeonggi‑san  kullanmaktadır. Bu bir bitki karışımıdır. İçeriğinde hint nanesi (Agastache rugosa), deli fesleğen (Perilla frutescens), melek otu (Angelica dahurica), seylan kaşusu (Areca catechu), Poria hindistancevizi (Poria Cocos), houpu manolyası (Magnolia officinalis),mandalina ( citrus reticulata), yeşil ejderha bitkisi (Pinellia ternata), balon çiçeği (Platycodon grandiflorum), meyan ( Glycyrrhiza uralensis), hünnap (Ziziphus jujuba), zencefil (Zingiber officinale) bitkileri bulunmaktadır. Hazırlanan bu karışımla yapılan klinik bir çalışmada 30 hastanın  yarısında belirtilerin geçtiği saptanmıştır.

Japon tıbbında kullanılan Yokukansan 7 çeşit bitkinin karışımından oluşmuştur. Bu bitkiler, Çin kökenli bir bitki (Atractylodes lancea), bir mantar türü  (Poria sclerotium), kök özü (Cnidium rhizome), kedi pençesi (Uncaria hook), Japon Angelica kökü (Japanese Angelica root), Bupleurum  kökü  ve meyan kökü (Glycyrrhiza) ‘den oluşmaktadır. Deneysel çalışmalarda bu bitki karışımının mast (alerjik reaksiyonlarda ana rol oynayan hücre) hücrelerinden alerji yapan maddelerin  salınımını azalttığı gösterilmiştir.

Bu  Uzak Doğu’nun karışım bitkileri haricinde günlük yaşamda nispeten daha  sık kullanılan aşağıdaki bitkilerin vücutta histamin salınımını azalttığı bilinmektedir.

1)Tarhun otu

2)Alman papatyası çayı

3)Isırgan otu

4)Çörek otu tohumu ve yağı

5)Havlıcan

6)Zerdaçal

 

Bu alanda özellikle Uzakdoğu tıbbında bitkilerle yapılan birçok tedavi şekli bulunmaktadır.  Ancak bunların çoğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Özellikle çocuk yaş grubunda yapılan çalışmalar çok kısıtlıdır. Alerjik hastalığı olan çocuklarda özellikle daha önce tüketmedikleri bitkilerle kurdeşen gelişme olasılığı yüksek olduğu için mutlaka izleyen doktordan bu konuda görüş alınmalıdır.

İnatçı ürtiker (kurdeşen) tedavisine iyi gelen yiyecekler var mı?

Vücutta ürtiker (kurdeşen)  öncelikle histamin adı verilen maddenin  salınımına bağlıdır. Bazı yiyeceklerin histamin salınımını azalttığı bilinmektedir.

1)Su teresi (Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

2)Bezelye filizi (hücre dışı histaminin yıkımını arttıran diamin oksidaz içerir)

3)Kırmızı soğan (Histamin salınımını inhibe eder,  mast hücrelerini stabilize eder, hücre dışında  histamin seviyelerini düşürür)

4) Sarımsak(Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

5)Kekik (Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

6)Karabiber(Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

7)Nar (Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

8)Elma (özellikle kabuğu)( Mast hücrelerinden histamin salınımını azaltır)

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayın

 

 

 

 

Ürtiker Tedavisinde Akupunkturun Yeri Var Mı?

Akupuntur nedir?

Akupuntur kelimesi Latince ‘acus’(iğne) ve ‘punctura’ (penetrasyon (delme)) kelimelerinden köken almaktadır. Akupunktur 2000 yıl önce Çin’de ortaya çıkan deriye uygulanan bir iğne ile vücudun belli noktalarının uyarılmasıyla hastalıkların tedavi edildiği bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır. İğne haricinde akupunktur uygulayıcıları el ile basınç, elektriksel uyarı, mıknatıs, düşük güçte lazer, ısı ya da ultrason ile de akupuntur da uygulamaktadırlar. Akupunktur birçok farklı şekilde uygulanabilir. En bilinen akupunktur uygulama çeşitleri, geleneksel Çin, Japon, Kore, Vietnam ve Fransız akupunkturudur.  Ele, kulağa ya da kafa derisine uygulanan spesifik çeşitleri de vardır.

Akupunktur hangi düşünceye dayalı olarak ortaya çıkmıştır?

Akupunktur temel olarak Çin felsefesinin iki önemli düşünce  şekli  Konfüçyüsçülük ve Taoculuk’tan gelmektedir.  Bu iki felsefe özellikle de Taoculuk doğanın kurallarını anlamanın önemi ve insanların bu kurallara direnç göstermek yerine uyum ve bütünlük sağlanmasının önemi üzerinedir. İnsan vücudu evrenin düzenin bir yansımasıdır. Bu nedenle doğayı açıklayan yin/yang ve beş element akupunktur teorisinin temelini oluşturur. Hekimin görevi vücudun dış çevre ile ilişkili olarak iç çevresi ile de denge içerisinde olmasını sağlamaktır.

Akupunkturdaki üç önemli bileşeni nedir?

1)Qi genellikle ‘hayat enerjisi’ olarak çevirilir. Bu enerjinin tüm şeylerden geçtiği, farklı formlarda yer aldığı ve vücudun meridyenleri arasında gezdiği düşünülür. Bu enerji insan vücudunda doğuştan itibaren vardır ve bir ömür boyu 24 saat süreyle akar.

2)Yin ve yang birbirini tamamlayan zıtlıklardır ve doğadaki herşeyin tanımında kullanılırlar. Yin maddenin daha yoğun ve bedensel yanı iken, yang maddenin ruhani ve arıtılmış halidir. Bu ikisi arasındaki etkileşim dinamik ve sürekli dönüşüm halindedir. Akupunktur uygulayıcılarına göre sağlık dinamik olarak bu dengenin sağlanmasıdır, hastanın denge halinin bozukluğu seri ölçümlerle ortaya konur. Eskiden bilindiği gibi hastanın ‘daha yin’ ya da ‘daha yang’ olmasından öte kalitatif ölçümler, muayene  ve şikayetlerinin kullandığı daha karışık ölçümler yapılmaktadır.

3) Beş element yin/yang teorisi ile birlikte Çin tıbbının temelini oluşturur. Bunlar ateş, toprak, metal, su ve ağaçtan oluşur. Bu elementler doğanın temel bileşeni değildir, döngüdeki temel oluşumları ve fazları temsil ederler. Hayati organların çoğu, akupunktur meridyenleri, duygular ve diğer sağlık ilişkili değişkenler her bir elemente bağlıdır böylece her kişide görülen denge dinamiklerinin genel tanımı sağlanır.

Akupunkturun kronik ürtikerde yeri var mı?

Akupunkturun kronik ürtikerdeki etkinliğini ve güvenliğini araştıran en kapsamlı derlemede 6 çalışma ve 406 katılımcı değerlendirilmiştir. Akupunktur ilaçlarla( anti-histaminik olarak adlandırılan ve vücutta kurdeşen ortaya çıkmasına neden olan histamini azaltan ilaç)) karşılaştırıldığı 3 çalışmada, akupunkturun ilaçlardan belki daha etkili olduğu bulunmuştur. Diğer 3 çalışmada ise ilaçlara akupunktur tedavisinin eklenmesi değerlendirilmiş ve tüm yakınmaları düzeltmede akupunkturun ilaç tedavisine eklenmesinin sadece ilaç kullanmaktan daha etkili olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar akupunkturun ilaç tedavisine eklenmesinin etkili olabileceğini göstermiştir.

Batı tıbbında akupunkturun mekanizması net olarak açıklanmamıştır. İnsanlarda ve hayvanlarda yapılan çalışmalarda histaminin etkisini azalttığı ve bağışıklık sistemini düzelttiği gösterilmiştir.

Kronik ürtikeri olan hastalarda akupunktur güvenlidir ancak şu andaki bilimsel verilere göre etkili olduğunu gösteren kanıtlar yetersizdir. Etkinliğine dair daha güçlü bilimsel verilere ihtiyaç vardır.

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayın

Gebelikte Ürtiker

Ürtiker deride kendini gösteren oldukça yaygın görülen bir şikayettir. Ürtiker deri yüzeyinde oluşan, etrafı kırmızı büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, ortası sıklıkla soluk, kaşıntılı plaklar veya deri döküntüleridir.Kronik ürtiker hayatımızın farklı dönemlerinde birçok nedenle ortaya çıkabilir. Bunlardan biri gebelik dönemidir. Gebelikte ürtiker çok farklılıklar gösterebilir ya önceden var olan bir kronik ürtiker diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi devam edebilir veya artış gösterebilir yada gebelikle birlikte gebelik ürtikeri (gestasyonel ürtiker) şeklinde ortaya çıkabilir.

 

Gebelikte Ürtiker Nedir?

Ürtiker insanlar hayatlarının herhangi bir zamanda görülme riski % 15-25 arasında değişir. Özellikle akut ürtiker genç erişkin ve çocuklarda daha sıktır. Kronik ürtikerse %1 gibi daha nadir görülür ve daha çok erişkinlerde ve bayanlarda görülür.

Kronik ürtiker hayatımızın farklı dönemlerinde birçok nedenle ortaya çıkabilir. Bunlardan biri gebelik dönemidir. Gebelikte ürtiker çok farklılıklar gösterebilir ya önceden var olan bir kronik ürtiker diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi devam edebilir veya artış gösterebilir yada gebelikle birlikte gebelik ürtikeri (gestasyonel ürtiker) şeklinde ortaya çıkabilir.

Gestasyonel  ürtiker hamilelik sürecinde ortaya çıkan hormonal değişiklikler veya plesanta tarafından oluşturulan ürünlere bağlı oluşabileceği bildirilmiştir fakat bu konuda kesin bir kanıt yoktur. Özellikle gebelik sırasında oluşan düşük kortizon seviyesi ve artmış östrojen ve progestron seviyesinin ürtiker ortaya çıkmasına neden olabileceğini gösteren çalışmalar vardır.

Gebelik sürecinde veya öncesinde ürtiker şikayetleri olan hastaların ürtikere yol açan diğer nedenleri de aynı şekilde dikkatli olarak araştırmak gerekir.

Gebelik ürtikeri olan kişide ne gibi şikayetler beklenir ?

Gebelik sürecinde ortaya çıkan gebelik ürtikerinde veya gebelik öncesinde var olan ürtiker şikayetleri gebelikle birlikte artabilir.

Gebelik sırasında genellikle tüm vücutta yerini tam olarak belirleyemedikleri kaşıntılardan rahatsız olurlar. Hastaların kaşıntı şikayetleri sonrasında tipik ürtiker lezyonları belirir. Ürtikerde cilt üzerinde gördüğümüz tipik lezyonlar kısa sürede belirir, sonra kaybolurlar. Ürtiker plakları aynı yerde 24 saatten pek fazla kalmaz, gün içinde lezyonlar tekrarlayabilir. Ürtiker plakları yaygın olarak karında  kol, bacak, gövdenin tümünde cilt kızarıklığı veya yüzeyden kabarık lezyonlar şeklinde olabildiği gibi birkaç milimetre büyüklüğünde toplu iğne başı gibi, bazen soluk ve birbirlerine çok benzeyen şekilde olabilir.

Gebelik ürtikeri genelde hamileliğin son aylarında özelikle 35 haftadan sonra bazen doğum sonrasında da ortaya çıkabilir. Ürtikeryal kaşıntı kızarıklık kabarıklık bazen plaklar tarzında görülebilir. Ürtikeryal şikayetleri genellikle doğum sonrasında ortadan kalkabilir. Hastanın şikayetleri karın bölgesinde ve kol bacak gibi bölgelerde görülebilir.

Gebelik ürtikeri sebepleri nelerdir?

Ürtikerden sorumlu olabilecek birçok faktör suçlanmıştır. Gebelik sırasında gelişebilecek olan akut gelişen ürtikerin en önemli nedenleri ilaçlar, gıdalar ve enfeksiyonlardır. Kronik spontan ürtikerde çoğu zaman (%80-%90) sebebi pek belli değildir. Aslında ürtikerin nedenlerini araştırırken en önemlisi ayrıntılı bir şekilde hastanın hikayesini almaktır. Tek başına ayrıntılı bir hikaye ile nedenlerini bulma ihtimalimiz yüksektir. Hastalardan uygun ve ayrıntılı hikaye almak çok önemlidir ve bununla birlikte Kronik ürtikerden sorumlu olabilen nedenler araştırılmalıdır.

Gebelik öncesinde ürtiker şikayeti olan hastaların diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi ürtikerleride hamilelik sırasında artabilir azalabilir veya aynı kalabilir. Kronik ürtiker olan gebelerde ürtikere yol açan nedenler iyice araştırılması gereklidir.

Kronik ürtiker nedenleri arasında ilaçlar ve gıdalar en sık nedenler içinde yer aldığı için bunlarla ilgili testleri kontrol edilmelidir. Bunun dışında alerjenler ( inhalasyon, kontakt ) , tranfüzyon reaksiyonları, infeksiyonlar ( bakteriyal fungal viral helmitik ), böcek sokmaları, romatizmal kollajen doku hastalıkları, malign hastalıkları (tümörler), otoimmun hastalıklar ( Hashimato troiditi ) gibi birçok nedenlerinde araştırılması gerekli olabilir.

Ürtiker nedenlerine baktığımızda birçok hastalığın seyrinde de ürtikeryal şikayetler ortaya çıkabilir. Bunlar içinde özellikle gıdalar, ilaçlar, yaygın alerjenler, sıcak, soğuk, güneş ışığı, su, deriye baskı uygulanması gibi çevresel faktörler, duygusal stresler ve egzersiz yapılması gibi durumlar  kronik ürtikere neden olma ihtimali yüksektir. Özellikle hamilelik dönemindeki hormonal değişikliklerde ürtiker nedenleri içinde önemli yer tutar.

Gestasyonel ürtiker gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan ürtikerde plesantanın salgıladığı maddeler ve hormonal değişikliklerin neden olduğunu çalışmalarda gösterilmiştir. Özellikle gebelerde kortizon seviyesinin daha düşük olması ve östrojen ve progesteron gibi hormonların daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca bu hastalarda deriden alınana parçalarda progesteron immünreaktif reseptörlerin artığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Bunların dışında gebelikte ortaya çıkan diğer kaşıntılı hastalıkların araştırılması gereklidir.

Gebelik ürtikeri için doktora randevusuna nasıl hazırlanılmalıdır?

Gebelik öncesinde var olan ürtikerleri  ya hamilelik sürecinde artar ya azalır veya aynı şeklide seyreder. Bazen daha önesinde bir şikayeti yokken her şey normal seyrederken genellikle gebeliğin son aylarında hastaların çoğu  genellikle anlam veremedikleri bir şekilde vücutta kaşıntı kızarıklık şikayeti başladığını söyler bazen uyandıklarında tüm vücutlarında kaşıntılı kırmızı deri döküntüleri olduğunu belirtir. Özellikle 6 haftadan fazla devam eden ürtiker şikayetleri olan hastalarda bu şikayetlerinin nedeninin araştırılması gereklidir. Ürtiker nedenlerini araştırırken hastaların kendi gözlemleri ve hikayesi son derece önemli olabilmektedir.

Siz ve doktorunuz için muayenenin daha iyi olması açısından muayene öncesi yapmanız gereken bazı hazırlıklar bulunmaktadır. İşte muayene öncesi hazır olmanız için yapmanız gerekenler;

-Belirtilerin ne zaman meydana geldiği ve ne kadar sürdüğü hasta tarafından bir yere not edilebilir. Ürtiker şikayetlerinde hamilelik sürecinde aldığınız gıdalar ve ilaçlar daha önce bir çok kez kullanmasına rağmen şikayetlere yol açabilir.

-Çok sayıda nedeni olan ürtikerin hayatımızda kullandığımız ama önemli olmadığını düşündüğümüz vitaminler, bitkisel ilaçlar ya da takviyelerde dahil olmak üzere, özellikle hamilelik sırasında kullandığınız bir çok ürüne bağlı olarak ortaya çıkabileceğini unutmamamız gerekir. Bu yüzden kullandığımız her türlü ürünü not etmeliyiz

-Doktorunuza soracağınız soruları muayene öncesinde not edin ki muayene sırasında unutulmasını engelleyin.

-Ürtiker bazen hastalığın ilk belirtisi veya hastalık seyri sırasında ortaya çıkabilir. Hamilelik sırasında otoimmun troid hastalıkları veya diğer otoimmun hastalıklarında araştırılması gereklidir.

-Ürtiker altında yatan alerji olabileceği için alerji uzmanı tarafından görülmeniz ve gerekirse teşhis için deriden alerji testi yerine diğer testleri yapması gerekebilir.

-Önceden yapılmış olan test veya röntgen sonuçlarınızı yanınızda getirin.

Gebelik ürtikeri tanısı nasıl konulur ?

Gebelik sırasında veya öncesinde ürtiker şikayetleri olan hastalarda ürtikerin  tanısı anamnez ve fizik muayene ile konur. Laboratuvar bulgularından önce hastanın dikkatli bir hikayesinin alınması gerekir ve sonrasında muayenesi yapılır.

Gebelik sırasında çıkan ürtikerlerin altında vitamin veya takviye için kullanılan ilaç ve gıda alerjilerinin olabileceği unutulmamalıdır. Hastalar özellikle gıdalarla ilgili şikayeti varsa gıda alerji testlerinin yapılması gerekliyse alerji uzmanları tarafından daha çok kan tetkikleri ile alerjisi araştırılması gerekir. Gıdalar şikayetlerini artırıyorsa diyetten çıkarılıp tekrar eklendiğinde artıp artmadığı önemli olabilir.

İlaçlar özellikle hamilelik sırasında eklenen ilaçların ürtiker ataklarını artırdığı ve bununla ilgili önlemlerin alınması gerektiği anlatılmalıdır.

Ürtikerli hastalarda hastanın hikayesine göre tanı koymak için yardımcı olabilecek kan tetkikleri istenir. Bunlarda tam kan sayımındaki ve eritrosit sedimantasyon hızındaki anomaliler olabilir. Ürtikerli vakalarda eozinofili parazitik enfeksiyon veya atopik durumun saptanması için yol gösterici olabilir.

Ürtiker nedenleri içinde alerji dışında birçok hastalık olabileceği için bu nedenleri ortaya koymak gerekir. Alerji dışında nedeni belirlenememiş ürtikerde, ANA, tiroid peroksidaz antikorları, kompleman profilleri, hepatit markerleri ve serum protein elektroforezi çalışılmalıdır.

Gestasyonel ürtiker için özel belirtilmiş bir tetkik yoktur. Gebelik ürtikerinde diğer nedenler dışlandıktan sonra tanı gestasyonel ürtiker tanısı konulabilir ve genellikle gebelik bittikten sonra kaybolabilir.

Gebelik ürtikeri tedavisi nasıldır?

Gebelik sırasında veya öncesinde ürtiker şikayetleri olan hastalardaki ürtikerin tedavisinde önce zeminde yatan bir hastalık varsa o tedavi edilir. Alerjik ürtiker alerjen ile temas kesilebilirse kısa sürede tamamen düzelir. Ürtiker tanısı için yapılan tetkikler neticesinde nedenini bulabilirsek alerjik olan gıda veya alerjenden kaçınmak çok önemlidir. Ürtiker nedenini saptayamazsak yani idiopatik ürtikerse ilaç tedavisi gereklidir. Ayrıca gebeliğe bağlı gelişen gestasyonel ürtikerde de ilaç tedavisinden faydalanılabilir ve gebelik bittiğinde şikayetleri çok yoğunsa ilaçlar ürtikeryal şikayetlerini azaltmakta faydalı olabilir.

Kronik ürtikeri olan hamilelerde ürtikeryal semptomlar ilerlemesinde hamileliğin etkilenebileceğini ileri sürmektedir. Ürtikerli bazı hastaların gebe kaldıklarında belirtilerin spontan olarak ortadan kalktığı ve doğumdan sonra semptomların geri döndüğü rapor edilmiştir. Tersine, bazı kronik ürtikerli hastalarda gebelik sırasında şiddetli ürtiker atakları olduğu bildirmişlerdir. Gebelik sırasında tedaviden kaçınmanın en iyi yolu bu olsa da, ürtikeryal alevlenme yaşayan hastalar için bazı tedaviler, bebek ( embriyotoksik veya teratojenik) ve  anne için  yan etki riski olmadan verilebilir.

Hamile kadınlarda birinci nesil sedasyon sağlanayan H 1 -antihistaminiklerden kaçınılmalıdır. Taşıdığı  risk ve gebelik kategorisi B olarak sınıflandırılan, ikinci nesil, sedatif olmayan H 1 -antihistaminikler tercih edilen ilk seçenek olmalıdır. Ayrıca, emziren kadınlarda  sedatif olmayan H 1 -antihistaminiklerin neredeyse tamamen anne sütünden geçtiği göstermiştir. Emziren kadınlarında ikinci nesil sedatif olmayan H 1 –antihistaminikler tercih edilmelidir.

Gebeliğin ilk trimestrinde kortikosteroid kullanımı, yarık damak riski olasılığı nedeniyle önerilmez. Yetişkin hastaların ürtiker tedavisinde kullanılan siklosporin kullanımı potansiyel olumsuz embriyotoksik ve teratojenik etkiler nedeniyle gebelerde kullanımı için çok dikkatli olarak düşünülmesi gerekir.

Montelukastın gebelikte kullanılması üzerine yayınlanmış yayınlarda, genel popülasyona göre malformasyon artışı riski olmadığını göstermektedir. Gebe kadınlarda montelukastın etkinliğini ve güvenliğini tam olarak değerlendirmek için daha ileri klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.

Yeni geliştirilen ve ürtiker tedavisinde önemli bir yer tutan Omalizumab yani anti IgE tedavi gebeler içinde son derece önemli bir tedavi seçeneğidir. Omalizumab ile tedavi edilen şiddetli alerjik astımı olan hastalarda, bir vaka çalışması dışında kronik ürtikerli gebelerde omalizumabın güvenilirliği hakkında az sayıda yayınlanmış bilimsel yayınlar bulunmaktadır. Bununla birlikte, astımlı hamile hastalarda tedavi edilen 169 hamile kadından elde edilen sonuçları değerlendirmiştir. Omalizumab ile büyük anomalilerde belirgin bir artış ya da değişim gözlenmemiştir. Omalizumab ile tedavi, hastaların gebeliklerini ve yenidoğan bebeklerini etkilemedir.

Gebelik sürecinde veya öncesinde ortaya çıkan ürtikerin tedavisi son derece dikkatli yapılmalıdır. Alerji uzmanları tarafından mutlaka değerlendirilmelidir ve hamile hastaya ve fetüse en az zarar verecek şekilde yapılmalıdır.

Özetle

Ürtiker hayatımızın her hangi bir döneminde karşımıza çıkabilir. Gebelikte sürecinde ortaya çıkan gebelik ürtikeri veya daha öncesinde var olan ürtikerin alevlenmesi plesantadan salgılanan kimyasallara ve hormonal değişikliklere bağlı olabilir. Gebelik ürtikerin tanısı ve tedavisi mutlaka alerji uzmanları tarafından yapılmalıdır. Gebelik ürtikerinde gebe hastaya ve fetüse en az zarar verecek şekilde tedavi düzenlenmesi son derece önemlidir.

 

 

Dermografizm

Dermografizm veya dermografi, deri üzerine yazı yazma olarak da bilinen bir durumdur. Dermografisi bulunan kişiler ciltlerini hafifçe çizdiğinde, bu çizikler ürtikere benzer şekilde kırmızı kabarık izler haline gelir. Dermografi her yaşta olabilir; fakat ergenlik çağındaki çocuklar ve genç erişkinlerde daha sık olma eğilimindedir. Dermatografi tanısı basit bir test ile konulabilir. Dermografi bulgu ve belirtileri genellikle kendiliğinden geçer ve tedavi gerekmez. Ancak, eğer bu durum ciddi veya rahatsız edici olursa doktorunuz antihistaminik ilaç kullanmanızı önerebilir.

Dermografizm nedir?

Dermatografizm veya dermografi, deri üzerine yazı yazma olarak da bilinen bir durumdur. Dermatografisi bulunan kişiler ciltlerini hafifçe çizdiğinde, bu çizikler ürtikere benzer şekilde kırmızı kabarık izler haline gelir. Bu izler genellikle 30 dakika içinde kaybolur.

Dermatografinin sebebi bilinmemektedir; fakat bazı kişilerde enfeksiyon, üzüntü veya penisilin gibi ilaçlarla tetiklenebilir.

Dermatografisi olan çoğu kişi tedavi aramaz. Bulgu ve belirtileriniz rahatsız ediciyse, doktorunuz antihistaminik gibi alerji ilaçları kullanmanızı önerebilir.

Dermografizm Belirtileri nelerdir?

Dermatografi bulgu ve belirtileri şunlardır:

  • Kabarık kırmızı çizgiler
  • Şişlik
  • İnflamasyon
  • Ürtiker benzeri şeritler
  • Kaşıntı

Bulgu ve belirtiler cildinizin çizilmesini takiben birkaç dakika içinde ortaya çıkar ve genellikle 30 dakika içinde kaybolur. Dermatografi nadiren daha yavaş gelişir ve geçmesi birkaç saat ile birkaç günü bulabilir.

Bu durumun kendisi aylar veya yıllarca sürebilir.

Dermografizm belirtileri varsa ne zaman doktora götürmeliyim?

Bulgu ve belirtileriniz özellikle rahatsız edici duruma geldiyse doktoruna görünün.

Dermografizm nedenleri nelerdir?

Dermatografinin kesin nedeni bilinmemektedir. Alerjik bir reaksiyondan kaynaklanıyor olabilir; ancak henüz spesifik bir alerjen tanımlanamamıştır.

Dermatografi belirtileri basit şeylerle tetiklenebilir. Örneğin kıyafetler veya yatak çarşafının sürtmesi sonucu cildiniz tahriş olabilir. Dermatografi bazen enfeksiyon, üzüntü veya penisilin gibi ilaçlarla da olabilir.

Dermografizmin risk faktörleri nelerdir?

Dermatografi her yaşta olabilir; fakat ergenlik çağındaki çocuklar ve genç erişkinlerde daha sık olma eğilimindedir. Cilt kuruluğu veya dermatit gibi herhangi bir başka cilt rahatsızlığınız varsa dermatografizme daha yatkın olabilirsiniz. Sık sık kaşınma isteğine neden olan cilt hastalıkları riski artırabilir.

Dermografizm için doktor randevusuna nasıl hazırlık yapmalıyım?

Birinci basamak hekiminizi görmekle işe başlayabilirsiniz. Ancak, bazı durumlarda randevu için aradığınızda 18 yaşından küçüksek çocuk alerji uzmanı, 18 yaşından büyükse yetişkin alerji uzmanına yönlendirilebilirsiniz.

Randevunuza hazırlanmanızda size yardım edecek bazı bilgileri burada bulabilirsiniz.

Dermografizm için neler yapabilirsiniz?

Randevu aldığınız zaman birkaç gün önceden antihistaminik almamak gibi önceden yapmanız gereken bir şey olup olmadığını mutlaka sorun.

Aynı zamanda şunları da yapabilirsiniz:

  • Randevu almanızı gerektiren sebeple ilişkili gibi görünmese de her türlü belirtiyi not edin.
  • Majör stres veya yaşam değişiklikleri gibi anahtar niteliğindeki kişisel bilgileri not edin.
  • Tüm ilaç, vitamin ve kullanılan desteklerin bir listesini çıkarın.

Doktordan neler beklemelisiniz?

Doktorunuz size aşağıdaki gibi birtakım sorular sorabilir:

  • Belirtiler ne zaman başladı?
  • Belirtiler bir hastalık ya da yeni bir ilaç sonrası mı ortaya çıktı?
  • Belirtiler devamlı mı, yoksa arada bir mi oluyor?
  • Belirtiler ne kadar şiddetli?
  • Belirtiler aktivitelerinizi kısıtlıyor veya yaşam şeklinizi engelliyor mu?
  • Herhangi bir alerjiniz var mı? Neye karşı?
  • Cilt kuruluğu veya başka bir cilt hastalığınız var mı?
  • Belirtilere iyi gelen herhangi bir şey var mı?
  • Belirtileri kötüleştiren herhangi bir şey var mı? 

Dermografizm teşhisi nasıl konulur?

Dermatografi tanısı basit bir test ile konulabilir. Doktorunuz bir dil basacağı ile kolunuzun veya sırtınızın derisini çizer, birkaç dakika içinde kırmızı, şiş bir çizgi veya şerit ortaya çıkacak mı diye bakar.

Dermografizm Tedavisi Nasıl Yapılır?

Dermatografi bulgu ve belirtileri genellikle kendiliğinden geçer ve tedavi gerekmez. Ancak, eğer bu durum ciddi veya rahatsız edici olursa doktorunuz antihistaminik ilaç kullanmanızı önerebilir.

Dermografizm için korunma yöntemleri

Rahatsızlığı azaltmak ve dermatografi belirtilerini önlemek için şu ipuçlarını deneyin:

  • Cildinizi tahriş etmekten sakının.Cildinize sert sabunları kullanmaktan uzak durun. Yün gibi kaşındırıcı maddelerden yapılan giysileri giymeyin. Sıcak duş ve banyolar belirtileri kötüleştirebilir.
  • Cildinizi kaşımayın.Sık sık kaşındıran dermatografi veya başka bir cilt rahatsızlığınız varsa, cildinizi kaşımaktan kaçının. Kaşımak durumu alevlendirecektir.
  • Cildinizi nemli tutun.Kuru bir cildin kaşınma ihtimali daha fazladır. Banyo sonrası losyon ve kremler kullanarak cildinizi nemli tutun.

 

Güneşe bağlı ürtiker

Güneş ışınları olmadan hayat mümkün değildir. Sağlıklı bir yaşam için güneş olmazsa olmazdır; “Güneş girmeyen eve doktor girer” diye bir atasözü de vardır. Fakat bazı kişilerde güneş ışınları alerjiye yol açabilmektedir. İşte güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) ile ilgili bilmeniz gerekenler…

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) denince akla neler gelmeli?

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) terimi, güneş ışınlarıyla temas sonrası gelişen ve ciltte kaşıntılı kızarıklara (isilik) sebep olan birkaç hastalığı kapsamaktadır. Bu hastalıklardan en sık görüleni güneş zehirlenmesi olarak da bilinen polimorf ışık erüpsiyonudur.

Bazı kişilerde herediter (ailevi) tip güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) vardır. Bunun dışındaki güneş alerjisi tiplerinde ise yalnızca ilaç kullanımı veya bazı bitkilerle temas gibi faktörlere bağlı olarak alerjik reaksiyonlar gelişir.

Hafif şiddetteki güneş alerjileri tedavisiz kendiliğinden kaybolabilir. Daha şiddetli tablolarda ise steroid içeren kremler veya haplar ile tedavi gerekebilir. Ciddi güneş alerjilerinde kişi önlemler almalı ve güneşten koruyan kıyafetler giymelidir.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) olan kişide ne gibi belirtiler beklenir?

Alerjiden etkilenen derideki bulgular, altta yatan hastalığa göre değişiklik gösterir. Sıklıkla görülen belirti ve bulgular şunlardır:

  • Kızarıklık
  • Kaşıntı veya ağrı
  • Kabarık yamalara dönüşebilen ufak kabarıklıklar
  • Deride kabuklanma veya kanama
  • Su toplama veya ürtiker

Bu belirtiler genellikle sadece derinin güneşe maruz kalan yerlerinde görülür ve güneş ışınlarıyla temastan dakikalar-saatler sonra başlar.

Güneş ışığına maruziyetten sonra deride rahatsız edici ve daha önce görmediğiniz cilt reaksiyonları meydana gelmişse doktora görünün. Şiddetli ve hafiflemeyen belirtilerin görülmesi halinde bir 18 yaşından küçükse çocuk alerji uzmanı, 18 yaşından büyükse yetişkin alerji uzmanına görünmeniz iyi olacaktır.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) sebepleri nelerdir?

Bazı ilaçlar, kimyasallar ve hastalıklar derinin güneş ışınlarına hassasiyetini artırabilmektedir. Buna rağmen bazı insanlarda güneş alerjisi gelişip bazılarında gelişmemesinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Birtakım genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

Hangi faktörler Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) gelişim riskini artırır?

Güneş ışınlarına alerjik reaksiyon gelişim riskini artıran faktörlerden en önemlileri:

  • Soy: Herkeste güneş alerjisi gelişme riski vardır, ama bazı etnik kökenlerde bu risk daha da fazladır. Örneğin, güneş alerjilerinin en sık tipi olan polimorf ışık erüpsiyonu beyaz tenlilerde daha sıktır. Güneş alerjilerinin daha nadir olan ama daha ağır seyreden bir başka tipi ise Amerikalı yerlilerde daha sık görülür.
  • Bazı maddelere maruz kalma: Parfümler, dezenfektanlar, güneş kremlerindeki bazı kimyasallar deriye temas edince güneş ışınlarına karşı alerjik reaksiyon gelişme ihtimalini artırır.
  • Bazı ilaçlar: Tetrasiklin antibiyotikler, ağrı kesiciler gibi bazı ilaçların kullanımı, cildin güneşe hassasiyetini artırır.
  • Başka bir deri hastalığı olması: Kişide dermatit olması güneş alerjisi riskini artırır.
  • Ailede güneş alerjili biri olması: Ebeveynlerde veya kardeşlerde güneş alerjisi varsa, kişide de güneş alerjisi gelişimi muhtemeldir.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) için doktor randevusuna nasıl hazırlanılmalıdır?

Başlangıçta gideceğiniz aile hekimi veya pratisyen doktor, sizi bir dermatoloğa veya alerji uzmanına yönlendirebilir.

Randevu alırken herhangi bir ön hazırlık yapmanın gerekip gerekmediğini sorunuz. Örneğin; eğer bir fototest yapılacaksa (ultraviyole ışınlarıyla alerjik reaksiyon gelişip gelişmediğini gösteren bir test), doktorunuz sizden test yapılmadan günler önce bazı ilaçları kesmenizi isteyebilir.

Randevuya gelmeden evvel, doktorun size sorması muhtemel olan bazı soruların cevaplarını hazırlayabilirsiniz. Bu sorulardan bazıları şunlardır:

  • Güneş ışınlarına temastan ne kadar zaman sonra belirtiler görüldü?
  • Hangi belirtileri fark ettiniz?
  • Bunlar zamanla iyileşti mi yoksa kötüleşti mi?
  • Daha önce de vücudunuzda bunlara benzer belirtiler gördünüz mü?
  • Düzenli olarak kullandığınız ilaçlar ve takviye gıdalar var mı? Varsa hangileri?
  • Vücudunuzun hangi kısımları etkilendi?
  • Etkilenen yerlerdeki lezyonlar tam olarak neye benziyordu? Tarif edebilir misiniz?
  • Semptomlar ne kadar şiddetliydi?
  • Derideki reaksiyonlar ne kadar devam etti?
  • Kaşıntı veya ağrınız var mı?
  • Deriniz sadece güneş ışınlarıyla doğrudan temasa mı reaksiyon gösteriyor, yoksa pencere camından geçen ışınlara karşı da hassas mısınız?
  • Ailedenizdeki birinin güneş alerjisi veya başka bir alerjik deri hastalığı mevcut mu?
  • Deriniz üzerinde hangi kozmetik ürünleri kullanıyorsunuz?

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) tanısı nasıl konur? Tanıda kullanılan testler nelerdir?

Çoğu zaman doktorlar sadece deriye bakarak güneş alerjisi tanısı koyabilirler. Eğer durum bakılarak anlaşılamayacak kadar net değilse bazı testlerin yapılması gerekebilir. Bu testler şunlardır:

  • Ultraviyole (UV) ışın testi: Fototest de denen bu test, özel bir lambadan kaynaklanan değişik dalga boylarındaki ultraviyole ışınlarına derinin tepkisini gözlemlemek amacıyla yapılır. Hangi tip ultraviyoleye karşı hassasiyet olduğu tespit edilirse güneş alerjisinin tipi de anlaşılabilir.
  • Foto yama testi: Bu test güneş alerjisinin, güneşe çıkmadan önce cilde uygulanan herhangi bir maddenin güneş ışınlarına hassasiyeti artırması yoluyla gelişip gelişmediğini gösterir. Testte sıklıkla güneş alerjisini tetikleyen maddeler yama halinde deriye (genellikle sırta) uygulanır. Bir gün sonra ultraviyole lambası ile UV ışınları yama alanlarına yansıtılır ve alerjik deri reaksiyonları varsa tespit edilir. Eğer deri reaksiyonu sadece yama uygulanan yerdeyse (madde uygulanmayan yerler sağlamsa), büyük olasılıkla o madde güneş alerjisine yol açıyordur.
  • Kan testleri ve deriden örnekler alınması: Bu testlere genellikle ihtiyaç olmaz. Doktorunuz altta yatan lupus gibi bir hastalıktan şüpheleniyorsa bu testleri isteyebilir. Kan örnekleri veya deri örnekleri (biyopsi) laboratuvarda incelenmek üzere alınır.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) nasıl tedavi edilir ve hangi ilaçlar kullanılır?

Tedavi metotları güneş alerjisi tipine göre farklılıklar gösterir. Hafif alerjilerde güneşten birkaç gün uzak kalmak belirti ve bulguların hafiflemesini sağlayabilir.

Kortikosteroid içeren kremler deri reaksiyonlarını hafifletmede faydalıdır. Ağır durumlarda doktor, prednizon gibi hap formundaki kortikosteroidleri yazabilir.

Bazı güneş alerjilerinde bir sıtma ilacı olan hidroksiklorokin (Plaquenil) faydalı olabilmektedir.

Daha ciddi güneş alerjisi tablolarında fototerapi kullanılır. Bu yöntemde ultraviyole lambası ile derinin genelde güneşe maruz kalan bölgelerine UV ışın uygulanır.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) belirtilerini hafifletmek için neler yapılabilir?

Şu adımları uygulamanız, güneş alerjisi semptomlarını hafifletecektir:

  • Güneşe maruz kalmayın. Etkilenen cilt alanları güneşten bir veya iki gün uzak kalındığında iyileşmeye başlar.
  • Işığa hassasiyeti artıran ilaçları kullanmayın. Başka hastalıklar için kullandığınız ilaçların ışığa hassasiyeti artırıp artırmadığını doktorunuza danışın.
  • Nemlendirici kullanın. Nemlendirici cilt losyonları kuru ve kabuklu deriye iyi gelecektir.
  • Kalamin losyonu veya aloe vera kullanın.

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi) olanlar ciltlerinde alerjik reaksiyon gelişmesinin önüne nasıl geçebilirler?

Güneş alerjiniz veya güneş ışınlarına artmış hassasiyetiniz varsa şu adımları uygulayarak alerjik reaksiyon gelişmesini engelleyebilirsiniz:

  • Güneş altında geçirdiğiniz süreyi azaltın. Saat 10.00 ve 16.00 arasında güneşten uzak durun.
  • Beklenmedik bir anda aniden güneş ışınlarına maruz kalmayın. Çoğu kişide ilkbahar ve yaz aylarında bir anda güneşe aşırı maruziyet sonucu güneş alerjisi gelişir.
  • Güneş gözlüğü takın ve koruyucu kıyafetler giyin. Uzun kollu tişörtler ve kenarları geniş şapkalar kullanmanız işe yarayacaktır. Ultraviyole ışınlarının kolayca geçebileceği ince kumaşlardan üretilmiş kıyafetler giymeyin. UV ışınlara geçirgen olmayan özel kumaşlardan yapılmış kıyafetler mevcuttur.
  • Sık sık güneş kremi kullanın. Geniş spektrumlu ve en az 15 faktörlü kremleri tercih edin. Kremi fazla kullanmaktan çekinmeyin ve iki saatte bir tekrar uygulayın. Yüzüyorsanız veya çok terliyorsanız daha sık kullanabilirsiniz.

Özetle…

Güneşe bağlı ürtiker (Güneş Alerjisi), güneş ışınlarına maruz kalınması sonucu gelişen ve bazı kişilerde kendiliğinden geçebilen bir alerjidir. İlaçlar ve basit korunma yöntemleriyle kontrol edilebilen güneş alerjisinin altında bazı hastalıklar yatabilir.

Soğuğa bağlı ürtiker

Soğuğa bağlı ürtiker (soğuğa bağlı kurdeşen) soğuğa temas sonrası ciltte kızarıklık kaşıntı şeklinde kendini gösteren ve bazen alerjik şok gibi ciddi alerjik reaksiyona da neden olabilen bir durumdur. Genç yetişkin ve çocuklarda daha sık görülür. Teşhis buz küp testiyle uygulanır. Tedavisinde antihistaminikler, belirtileri düzeltmede kullanılabilir. Önlem olarak da soğuğa maruz kalmayı engellemek ve soğuğa maruz kalıncaksa da öncesinde antihistaminik almak faydalı olabilir.

 

Soğuğa bağlı ürtiker (kurdeşen) nedir?

Soğuğa bağlı ürtiker soğuğa bağlı gelişen cilt reaksiyonudur. Soğukla temas edildiği zaman kızarıklık ve kaşıntı şeklinde kendini gösteren ürtiker dediğimiz kurdeşen tablosu ortaya çıkar.

Soğuğa bağlı ürtikerin belirtileri ciddiyetine göre değişir. Bazı kişilerde hafif belirti gösterirken bazılarında ciddi belirtilerle kendini göstermektedir. Soğuk suda yüzmek tüm vücutta reaksiyon oluşturan en sık nedendir. Soğuk suda yüzme sonucu tansiyon düşüklüğü, bayılma ve hatta ölümle sonuçlanan bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz.

Soğuk ürtiker daha çok genç yetişkinlerde görülmektedir. Genellikle birkaç yıl içinde düzelir. Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri varsa bir alerji doktoru tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bunun için doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda çocuk alerji uzmanı ve 18 yaşından büyüklerde yetişkin alerji uzmanlarının değerlendirilmesinde fayda vardır. Soğuğa bağlı ürtikerin tedavisi antihistaminikler, soğuk hava ve sudan kaçınmaktır.

Soğuğa bağlı ürtiker (kurdeşen) belirtileri nelerdir?

Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri denilince soğuğa maruz kalınılan yerlerde geçici kızarıklık, kaşıntılı plaklar akla gelir. Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri cildin ısıtılması ile ortaya çıkmaktadır. Soğuk objelerin elle tutulması da elde şişmeye neden olur. Soğuk yiyecek ve içeceklerin içilmesi de dudak ve boğazda şişmeye neden olur.

Bazen soğuğa bağlı kurdeşen ciddi belirtilere neden olabilir. Alerjik şok dediğimiz tablo ortaya çıkabilir; tansiyonda düşme, bayılma, kalp hızında hızlanma ve dudakta şişmeye neden olabilir. Dil ve boğazda şişme sonucu nefes alıp vermek zorlaşabilir. Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri soğuk su veya hava ile temas sonucu ani maruziyet sonrası gelişmektedir. Soğuğa bağlı ürtikerlerin çoğunda cildin 4 dereceden daha düşük ısıya maruz kalması sonucu gelişir. Bazı kişilerde daha yüksek ısılarda da gelişebilir. Nemli ve rüzgarlı havalarda soğuğa bağlı kurdeşen gelişmesi kolaylaşmaktadır. Ciddi reaksiyonlar genelde tüm vücudun soğuğa maruz kalmasıyla gelişmektedir. Böyle reaksiyonlar şuur kaybı ve boğulmaya neden olabilmektedir.

Bazı kişilerde soğuğa bağlı kurdeşen haftalar veya aylar sonra düzelirken bazılarında uzun sure devam edebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker için ne zaman doktora gidilmelidir?

Soğuğa bağlı cilt reaksiyonu olduğu zaman doktora gidilmelidir. Reaksiyon hafif olmuşsa bu soruna neden olabilen bazı nedenleri dışlamak için inceleme gerekebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker gelişmesi durumunda bazen acil tedavi gerekebilir. Özellikle baş dönmesi, nefes alıp vermede zorluk, dil ve boğazda şişme gelişmişse acil tedavi gerekebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker nedenleri nelerdir?

Soğuğa bağlı ürtikerin kesin bir nedeni yoktur. Bazı kişilerde genetik faktörler, virüs enfeksiyonu veya bir hastalık neden olabilir. Soğuğa bağlı kurdeşenin en yaygın görülen formunda soğuk tetikleyiciler histamin ve bazı kimyasalların salımına neden olur. Bu salınan histamine ve kimyasallar kızarıklık, kaşıntı ve bazen de tüm vücutta yaygın reaksiyona neden olmaktadır.

Soğuğa bağlı ürtiker risk faktörleri nelerdir?

Herkesde soğuk ürtikeri gelişebilir. Eğer şu durumlar varsa riskiniz daha fazladır;

-Eğer çocuk veya genç yetişkinseniz. Çünkü soğuğa bağlı ürtiker genellikle çocuk ve genç yetişkinlerde görülür. Genellikle birkaç yıl içinde kendi kendine düzelir.

-Son zamanlarda gribal bir enfeksiyon geçirmişseniz. Soğuğa bağlı ürtikerin çok sık olmasa da hepatit gibi virüse bağlı veya kanser gibi bir hastalığa bağlı da gelişebilir.

-Genetik yatkınlık varsa. Nadiren soğuğa bağlı kurdeşen genetik geçişli olabilir. Ailsel soğuğa bağlı ürtiker denilmektedir.

Soğuğa bağlı ürtikerin zararları nelerdir?

Soğuğa bağlı ürtiker ciddi reaksiyona neden olabilir ve soğuğun temas ettiği cildin büyük alanı olursa mesala yüzme sonucu tüm vücut temas etmişse ciddi reaksiyonlara neden olabilir. Bayılma ve alerjik şok dediğimiz ölümcül reaksiyonlara neden olabilir.

Soğuğa bağlı ürtiker nedeniyle doktor randevusuna nasıl hazırlık yapmalıyım?

Aile hekiminize başvurduysanız ve soğuğa bağlı ürtiker olan kişi 18 yaşından küçükse çocuk alerji uzmanı, 18 yaşından büyükse yetişkin alerji uzmanına yönlendirecektir.

Doktora giderken soracağınız soruların listesiyle gidebilirsiniz. Peki neler sorabilirsiniz? ;

-Benim belirtilerimin nedeni nedir?

-Benim belirtilerimin nedeni olabilecek başka nedenler neler olabilir?

-Bu durum ne kadar surer?

-Ne tip bir test yapmalıyız. Bu test için bir hazırlık yapmam gerekir mi?

-Nasıl bir tedavi gerekiyor? Siz hangilerini tavsiye ediyorsunuz?

-İlaçların içeriği aynı olursa diğerlerini kullanabilir miyim?

-Bana bu durumla ilgili bir broşür verebilir misiniz?

-Hangi web sitesini tavsiye edersiniz?

Doktorunuz sizden neler bekler?

Doktorunuz sizden bazı soruların cevabını isteyecektir;

-Belirtiler ne zaman başladı?

-Son zamanlarda bir hastalık geçirdiniz mi?

-Benzer sorunlar akrabalarınızdan gelişen var mı?

-Son zamanlarda bir ilaç kullandınız mı?

-Yeni bir gıda denemesi yaptınız mı?

-Yeni bir yere seyahat ettiniz mi?

-Şikayetlerinizde herhangi bir düzelme oldu mu?

-Belirtileri kötüleştiren bir durum biliyor musunuz?

Soğuğa bağlı kurdeşen için ne yapabilirsiniz?

Soğuğa bağlı ürtiker belirtileri hafifse sizin belirtilerinizi şu uygulamalar rahatlatabilir

-Soğuğa bağlı ürtiere neden olabilecek ortamlardan uzak durum

-Ürtikerinizi tetikleyebilen soğuk hava, soğuk su, soğuk rüzgar gibi durumlardan kaçının

-Antihistaminik kaşıntınızı rahatlatmakta yardımcı olacaktır.

Soğuğa bağlı ürtiker teşhisi tasıl konulur?

Soğuğa bağlı ürtiker teşhisi buz küp testi ile konulur. Çoğu soğuğa bağlı ürtiker genç yetişkinlerde görülür ve genelde altta yatan bir neden bulunamaz. Genellikle birkaç yıl içinde düzelir.

Bazen soğuğa bağlı ürtiker hepatit ve kanser gibi hastalıklara bağlı gelişebilir. Eğer doktorunuz hepatit veya kanser gibi bir hastalıktan şüphelenirse inceleme yapacaktır.

Soğuğa bağlı ürtiker tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Soğuğa bağlı ürtikeri tamamen tedavi eden bir tedavi yoktur. Ancak belirtileri rahatlatan tedavi verilebilir. Antihistaminikler verilebilir. Doktorunuz size en iyi tedavi planını hastalığın ciddiyetine göre düzenlemektedir.

Soğuk ürtiker tedavisinde kullanılabilen tedaviler şunlardır;

-Antihistaminikler. Bu ilaçlar belirtileri ortaya çıkaran maddeleri bloke ederek etki eder.

-Siproheptadin. Bu ilaç da antihisitaminik olup ayrıca beliirtilere neden olan sinir impulslarını etkiler.

-Doksepin. Antidepresan bir ilaç olmasına ragmen soğuğa bağlı ürtikerde faydalı olabilir.

-Omalizumap. İlaçlara cevap vermeyen soğuğa bağlı ürtikerli kişilerde faydalı olabilir.

Tedavide altta yatan nedene göre değişiklik gösterebilir.

Soğuğa bağlı ürtiker için ne gibi önlemler alınabilir

Bazı önlemler soğuğa bağlı ürtikere karşı faydalı olabilir.

-Soğuğa temas öncesi antihistaminik tedavisine başlanabilir.

-Cildi ani ısı değişiminden korumak gerekir.

-Soğuk suda yüzmeden once ıslak kıyafet giymek bazı kişilerde faydalı olabilir

-Soğuk içecekler ve yiyeceklerden kaçınmak

-Ciddi reaksiyonlar için epinefrin oto-enjektör bulundurulabilir

-Operasyon yapılacaksa doktorla konuşup ameliyat yapılacak oda ısısının düşük olmaması istenebilir.

Akut Ürtiker

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödemin eşik ettiği cildin alerjik hastalığıdır. Ürtiker döküntülerin süresine göre 2 çeşittir; Akut ürtiker ve Kronik Ürtiker. Akut ürtiker ani gelişen kaşıntılı kızarıklıklar 6 haftadan daha az süre devam ediyorsa akut ürtiker olarak tanımlanır. Akut ürtikerin başlıca belirtileri kaşıntı ve plaklar şeklinde kızarıklıklardır. Teşhiste muayene ve öykü önemlidir. Ürtiker tedavisi nedenin ortadan kaldırılması ve ilaç tedavisi şeklindedir. 

 

Akut Ürtiker Nedir?

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödemin eşik ettiği cildin alerjik hastalığıdır. Halk arasında kurdeşen ve dabaz olarak da bilinmektedir. Genelde 24-48 saat içinde düzelme olur

Bazen bu kaşıntılı kızarıklıklarla beraber dudakta, dilde, göz etrafında, ayak bileği ve el bileği gibi eklem yerlerinde şişmelerde görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Her on çocuktan birinde ödem gelişmeden ürtiker gelişirken her on çocuğun birinde ise ürtiker döküntüsü olmadan sadece ödem olarak kendini gösterebilir.

Ürtiker döküntülerin süresine göre 2 çeşittir;

-Akut ürtiker

-Kronik Ürtiker

Akut Ürtiker Nedir?
Akut ürtiker ani gelişen kaşıntılı kızarıklıklar 6 haftadan daha az süre devam ediyorsa akut ürtiker olarak tanımlanır. Genellikle akut ürtiker 1-2 gün çok şiddetlidir. Bu kaşıntılı döküntülerin bazıları düzelirken diğerleri çıkar. Tamamen düzelince aileler tam düzeldi diye sevinirken bir anda yine tüm vücudu sarıp çocuğu perişan edebilir. Bu dalgalanmalar genelde bir hafta içinde düzelmekle birlikte 2 haftayı da bulabilir. Bu tekrarlamalar 6 haftayı geçerse de adı artık kronik ürtiker olarak adlandırılabilir. Akut ürtikerlerin yaklaşık %20-30’unda kronik ürtiker veya tekrarlayan ürtiker gelişmektedir.
– Kronik Ürtiker: Vücudunuzda oluşan kabarcıklar 6 haftadan fazla sürüyor ise bu kronik ürtikerdir ve bir an önce tıbbi yardım almanız gerekmektedir.
Ürtiker, cilde verdiği zarardan dolayı günlük rutin yaşamınızı etkileyen bir durumdur. Döküntüler alerji kaynaklı ve çeşitli uyarılara bağlı gelişebilir.

Akut Ürtiker Belirtileri Nelerdir?

Ürtikerin (Kurdeşen veya dabaz) en önemli belirtileri;

  1. Ortası kabarık ve atrafı kırmızı plak tarzında ve değişik büyüklüktedir
  2. Kaşıntı vardır
  3. Kısa sureli olup çok hızlı ortaya çıkar ve genelde 24-48 saat içinde düzelir. Düzelen yerlere ragmen diğer yerden yine farklı kızarıklıklar ortaya çıkabilir.
  4. Özellikle boğazda, göz çevresinde, yanaklarda, dudaklarda, ellerde, ayaklarda ve genital bölgelerde acı ve yanmaya neden olan şişme,

Ürtiker plaklarının özellikleri

Döküntüler plaklar şeklinde olup ortası kabarık ve atrafı kızarık olduğu için plak şeklindedir. Büyüklükleri çok değişkendir. Basmakla beyazlaşır. Ciddi ürtikerlerde çok yaygın olduğu için plaklar şeklinde görülmeyebilir. Bir plak 24-48 saat içinde düzelir ancak diğer taraftan bir başkası çıkar. Bu da aileleri neden bu tekrarlıyor veya yayılıyor diye endişeye sefk eder. Bu tablo aslında beklendik bir durumdur. Kaşıntı çok fazladır. Bu da uykuyu günlük yaşamı çok etkiler.

Ürtikerle birlikte ödem

Ürtikerde kaşıntılı kızarıklıklarla beraber dudakta, dilde, göz etrafında, ayak bileği ve el bileği gibi eklem yerlerinde şişmelerde görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Her on çocuktan birinde ödem gelişmeden ürtiker gelişirken her on çocuğun birinde ise ürtiker döküntüsü olmadan sadece ödem olarak kendini gösterebilir.

Ürtiker vücudun her yerinde çıkabilir

Ürtiker plakları vücudun her yerinde ortaya çıkabilir. Vücudun bir yerinde toplanmışsa döküntü tedaviye daha iyi cevap vermektedir. Ürtikerin nedenine göre ürtikerin geliştiği yerler farklılıklar gösterebilir. Güneşe bağlı gelişen solar ürtikerde daha çok güneşin temas ettiği yüz ve boyunda kaşıntılı kızarıklıklar görülmektedir.

Ürtiker alerjik şokun belirtisi de olabilir

Ürtiker özellikle daha önceden bilinen bir besin alerjisi varsa ve bu besin alındıktan sonra 2 saat içinde ürtiker gelişmişse alerjik şok açısından dikkatli olunması gerekir ve acil servise bir an once gidilmesi gerekir. Aynı şekilde bir ilaç uygulaması sonrası ani gelişen ürtiker durumunda da alerjik şok aklımıza gelmeli ve müdahale edilmelidir. 

Akut Ürtiker Nedenleri Nelerdir?

Herhangi bir tetikleyici cilt hücrelerinin histamin gibi kimyasal maddeleri serbest bırakmasına neden olabilir. Bu kimyasallar cildin yüzeyindeki küçük kan damarlarından sıvının sızmasına neden olur ve bu durumda şişmelere neden olur. Kimyasal maddeler aynı zamanda kan damarlarının genişlemesine neden olmakla beraber zararlı maddelerin etrafındaki alevlenmeye neden olabilir.

Akut ürtiker nedenleri

Idiopatik nedenler: Akut ürtikerlerin yaklaşık yarısında neden bulunamaz ve idiopatik ismi verilir.

Üst solunum yolu enfeksiyonları. Akut ürtikerlerin yaklaşık %40’ında üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle ürtiker gelişir. Soğuk algınlığı veya grip gibi viral enfeksiyonlar bazı insanlar üstünde ürtiker döküntüsünü tetikleyebilir. Belirtileri görünmeyen hafif bir virüs enfeksiyonu muhtemelen açık bir nedeni olmaksızın gelişen ürtikeryal döküntülerin ortak bir tetikleyicisi olabilir.

İlaçlar: Akut ürtikerlerin yaklaşık %9’unda ilaçlar neden olur. Beta-laktam antibiytikler, aspirin, anti-inflamatuar ağrı kesiciler vb. ilaçlara alerjiler akut ürtikere neden olabilmektedir. Morfin, kas gevşeticiler, radyokontrast maddeler ve vankomisin doğrudan etki ederek akut ürtikere neden olabilmektedir.

Besinler: Akut ürtikerlerin yaklaşık %1’inde neden besinlere bağlıdır. Fıstık, çilek, narenciye, yumurta, gıda katkı maddeleri, baharatlar, çikolata veya balığa olan besin alerjisi gibi durumlar buna neden olabilir. Daha önce pek çok kez yemiş olsanız bile bir besine karşı alerji geliştirebilirsiniz.

Böcek ısırıkları ve sokmalara karşı alerjiler: Akut ürtikere neden olabilmektedir.

Cilde Temas eden kimyasallara bağlı akut ürtiker: Vücuda temas eden kimyasallar, lateks, kozmetik, bitkiler, merhemler, ısırgan tıkaçları gibi maddeler akut ürtikere nadiren neden olabilmektedir.

Akut ürtikere neden olabilen besinler, beta laktam gibi antibiotik ilaçlar, böcek ısırmaları, temasa bağlı alerjiler ve parazitler IgE’ye bağlı ürtikere neden olabilmektedir.

Serum hastalığı, kan transfüzyon reaksiyonları, viral ve bakteriyel enfeksiyonlar kompleman sistemine bağlı akut ürtiker geliştirmektedir.

Aspirin ve nonsteroid antiinflamatuarlar arişodinik asidin metobilizmasının etkisine bağlı gelişmektedir.

Akut ürtiker belirtileri varsa hangi doktora götürmeliyim?

Akut ürtiker önemli ve çocuk ve yetişkinleri rahatsız eden bir durum olduğu için vakit geçirmeden acilen hastaneye başvurulmalıdır. Akut ürtiker teşhisi 18 yaşından küçüklerde genellikle aile hekimi veya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarınca konulabilir. 18 yaşından büyüklerde de aile hekimleri, iç hastalıkları uzmanları, dermatoloji uzmanları tarafından konulabilir. Ancak ciddi ürtiker olan ve tedaviye cevap vermeyen durumlarda 18 yaşından küçük çocukların çocuk alerji/klinik immünoloji uzmanları ve 18 yaşından büyüklerde yetişkin alerji/klinik immünoloji uzmanlarınca teşhis konulup tedaviye alınmasında fayda vardır. Çünkü bu uzmanlar alerjik hastalıklar konusunda üst ihtisas yaparak çocuk alerji uzmanı veya yetişkin alerji uzmanı olan doktorlardır. 

Akut Ürtiker Teşhisi Nasıl Yapılır?

Akut ürtiker teşhisi bir çok doktor tarafınca rahatlıkla yapılabilen bir hastalıktır. Teşhis için ürtiker belirtilerinin gelişim öyküsü, vücudun hangi bölgelerinde olduğu, döküntülerin şekli ve süresi teşhisde önemlidir. Muayene bulguları ve öykü teşhisi koymada çok etkilidir. Akut ürtikerin nedeni bazı durumlarda belirgindir. Teşhis sürecinde doktorunuz sizi öncelikle fiziksel muayeneye alır ve ardından belirtilere neyin neden olduğu anlamak için çeşitli sorular sorarak hastalık hikayenizi öğrenir.

Doktorunuz size şu soruları soracaktır

Ürtikerin belirtileri ne zaman başladı?

Ürtiker döküntüleri ne kadar sürüyor?

Ödem dediğimiz şişlik vücudunuzun herhangi bir yerinde gelişti mi?

Kaşıntı nedeniyle uyku bozuluyor mu?

Astım, egzama gibi alerjik bir hastalığı var mı?

Ailede alerjik ir hastalık var mı?

Kullandığı ilaç var mı?

Şüphelendiğiniz bir besin var mı?

Katkı maddesi içeren bir gıda tüketti mi?

Yakın zamanda seyahat veya piknik öyküsü var mı?

Dolgu veya diş işlemi oldu mu?

Cerrahi bir müdahale yapıldı mı?

Kız çocuğu ise adet ile ilişki var mı?

Genellikle ilk defa olan akut ürtiker durumunda belirtiler çok ciddi değilse ve altta yatan bir hastalıktan şüphelenilmiyorsa incelemeye gerek yoktur. Ancak ciddi belirtiler oluşmuş veya tekrarlıyorsa veya 6 haftadan uzun sürmüşse mutlaka icelenmelidir.

Sadece tek bir kurdeşen atağı genellikle yoğun test gerektirmez. Bir besin alerjisinden şüpheleniliyor ise, yediğinizi takip etmeniz gerekmektedir. Bu, aldığınız besinler ile kurdeşen arasında bir bağlantı olup olmadığını keşfetmenize yardımcı olacaktır.

Doktorunuz, kronik ürtikerden şüpheleniyor ise ailenizin tıbbi öyküsünü, evde ve işyerinde maruz kaldığınız maddeleri, evcil hayvanlara veya diğer hayvanlara maruz kalma durumunuzu ve yakın geçmişte aldığınız ilaçları soracaktır.

Alerji uzmanınız, ürtikerin nedenini belirlemek için cilt prick testi, kan testi veya idrar testlerini yaptırmanızı isteyebilir. Eğer tetikleyicinin bir besinden kaynaklandığından şüpheleniliyor ise alerji uzmanınız tanıyı doğrulamak için cilt prick testi veya kan testi yapabilir; tetikleyici tespit edildikten sonra, büyük olasılıkla bu gıdalardan veya bu gıdaların maddelerinden yapılmış olan ürünlerden uzak durmanızı önerebilir. Nadiren de olsa alerji uzmanınız bu gıdanın tetikleyici olduğunu kesinleştirmek için ölçülü bir miktarda yemenizi önerir ve bu sayede ürtikerin gelişip gelişmediğini görür bu durum çok nadir bir test yöntemidir. Eğer alerji uzmanınız ilaç olan bir tetikleyiciden şüpheleniyor ise benzer testler yapabilir ve teşhisi doğrulamak için bu ilacı size yine belli ölçülerde ve temkinli bir şekilde verebilir. Ancak hayatı tehdit eden bir alerjik reaksiyon olasılığı Anafilaksi nedeniyle, bu testler sıkı tıbbi gözetim altında, acil durum ilaçları ve ekipmanlar olmadan yapılmamalıdır.

Akut Ürtiker Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akut ürtiker tedavisinde ürtikere neden olan nedenin ortadan kaldırılması ve ilaç tedavisi ile tedavi edilmektedir.

Öncelikle ürtikere nedeni biliniyorsa hemen kesilir. Örneğin besine alerji varsa o besin tüketilmez, ilaca bağlı ise o ilaç alınmaz.

Akut ürtikerde alınması gereken önlemler

– Yemekler: Belirtilerinize neden olduğu belirlenen gıdaları yemeyin.katlı maddesi içeren marketing ürünleri tüketmeyin

– Sürtünme veya Çizilme: Sert sabunlar ve havlulardan kaçının. Sık sık banyo yapmak kaşıntı ve çizilmeyi azaltabilir ve bu vücudunuza aynı zamanda yararlı bir durumdur.

– Sabit basınç: Sıkı kıyafetlerden kaçının. Ürtiker gevşek giysiler giyerek rahatlatılabilir.

– Soğuğa maruz kalmak: Soğuğa maruz kaldığınızda ya da soğuk suda yüzerken yanınızda her zaman bir epinefrin otomatik enjektör taşımalısınız. Soğuk havaya maruz kalmaktan kaçının ve soğuk havalarda burnunuzun ve ağzınızın etrafında bir fular kullanın. Soğukta dışarıda olmalıysanız, sıcak ve kalın kıyafetler giymelisiniz.

– Güneşe maruz kalmak: Koruyucu giysiler giyin ve güneş kremi uygulayın.

– İlaçlar: Belirli bir ilacın ürtikere neden olduğunu düşünürseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza haber verin.

Akut Ürtikerin İlaç tedavisi

Akut ürtiker ilaç tedavisinde genellikle antihistaminikler, kotikosteroidler, kullanılmakla birlikte bazı nadir durumlarda immunsüpresif tedaviler gerekebilmektedir. Acil alerjik şok durumunda epinefrin tedavisi gerekebilir.

Antihistaminikler, akut ürtiker için reçeteyle kullanılabilir ve sıklıkla önerilen bir ilaç tedavisidir. Alerjik belirtilere neden olabilecek deride bir kimyasal olan histaminin etkisini bloke etmeye çalışır. Genel olarak düşük sedasyon veya sedasyonsuz antihistaminikler tercih edilir. Etkili, uzun süreli ve yan etkileri azdır. Alerji uzmanınız belirtileri hafifletmek için, soğuk kompres ve kaşıntıyı önleyici krem ile birlikte, iki ya da üç antihistaminik seans önerebilir. Şiddetli ürtiker atakları belirtilerin şiddetini azaltabilen prednison ve benzer bir kortikosteroid ilaç veya immün modülatör ile geçici tedavi gerektirebilir. Ciddi kaşıntılarda enjeksiyon yoluyla tedavi edilmesi uygun olur.

Kotikosteroidler. Kortikosteroid tedavi özellikle ciddi akut ürtiker durumlarında enjeksiyon yoluyla ve sonrasında ağız yoluyla verilebilen etkili bir tedavidir.

Epinefrin. Eğer vücudunuzun bu duruma verdiği tepki dilinizin veya dudaklarınızın şişmesi ise ve solunum sıkıntısı çekiyor iseniz alerji uzmanınız her zaman el altında tutmanız gereken bir epinefrin ( Adrenalin) otomatik enjektör reçetesi yazabilir. Bunlar, erken anafilaksi semptomları olabilir ve potansiyel olarak öldürücü bir alerjik reaksiyon olup nefes almayı engeller ve şoka yol açabilir. Anafilaksi için tek tedavi epinefrindir. Eğer vücudunuzda değişen bu duruma enjektörünüz yanınızda değilse ve otomatik enjektör kullandıktan sonra iyiye gitmiyorsa derhal tıbbi yardım almanız gerekmektedir. Ayrıca otomatik enjektör kullandıktan sonra tekrardan tıbbi yardım almanız gerekmektedir.

Ürtiker Nasıl Oluşur?

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödemin eşik ettiği cildin alerjik hastalığıdır. İmmünolojik veya immünolojik olmayan çeşitli nedenler sonucu ciltteki mast hücresi dediğimiz hücrelerden histamin ve çeşitli kimyasal maddeler salınır. Bu salınan kimyasal maddeler ciltte kaşıntıya ve ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklara neden olur. Ayrıca bu kimyasallar cildin yüzeyindeki küçük kan damarlarından sıvı sızmasına neden olarak ödem dediğimiz şişliğe neden olur.  

Ürtiker nasıl oluşur?

İmmünolojik veya immünolojik olmayan çeşitli nedenler sonucu ciltteki mast hücresi dediğimiz hücrelerden histamin ve çeşitli kimyasal maddeler salınır. Bu salınan kimyasal maddeler ciltte kaşıntıya ve ciltte kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklara neden olur. Ayrıca bu kimyasallar cildin yüzeyindeki küçük kan damarlarından sıvı sızmasına neden olarak ödem dediğimiz şişliğe neden olur.

Ürtiker nedenleri nelerdir?

Ürtiker bir çok nedene bağlı gelişebilir. Bir uyaranla gelişmiyorsa spontan ürtiker dediğimiz kendi kendine ortaya çıkan ürtiker adını alır. Spontan ürtikerlerin yarısının nedeni bilinmediği için nedeni bilinmeyen ürtiker dediğimiz idiyopatik ürtiker adını almaktadır.

Spontan ürtiker 6 haftadan kısa sürede düzeliyorsa akut ürtiker, 6 haftadan uzun sürüyorsa kronik ürtiker adını almaktadır.

Ürtiker eğer bir uyuranla ortaya çıkıyor ve bu uyaran fiiziksel bir uyaransa fiziksel uyranlarla tetiklenen ürtiker adını alır. Fiziksel olmayan uyaranlarla ortaya çıkıyorsa da fiziksel olmayan uyranlarla tetiklenen ürtiker adını alır.

Ürtikerde mast hücrelerinin uyarılması

Uyaranlarla ortaya çıkar ürtikerde ciltteki mast hücrelerinden histamin ve diğer kimyasallar doğrudan salınmaktadır. İmmünolojik nedenli olanlar ise immünolojik mekanizmalar sonucu mast hücresinden histamine ve kimyasal maddeler salınmaktadır.

Ürtiker (Kurdeşen, dabaz) Nedir?

Ürtiker ciltte kaşıntılı, kızarık ve bazen de ödemle birlikte kendini gösteren ve basmakla beyazlaşan alerjik cilt hastalığıdır. Ürtiker çocuklarda sık görülen bir cilt alerjisidir. Diğer adları ise kurdeşen ve dabazdır. Genellikle 24-48 saat içinde düzelmekle birlikte bazen 6 haftadan uzun sürerek kronik ürtiker adını almakta ve hayat kalitesini çok etkileyebilmektedir. 

Ürtiker Nedir?

Ürtiker, kaşıntılı, ciltten kabarık plaklar şeklinde kızarıklıklar olarak kendini gösteren bazen de ödem gelişen cildin alerjik hastalığıdır. Halk arasında kurdeşen ve dabaz olarak da bilinmektedir. Genelde 24-48 saat içinde düzelme olur ve ciddi bir hastalık değildir.

Bazen bu kaşıntılı kızarıklıklarla beraber dudakta, dilde, göz etrafında, ayak bileği ve el bileği gibi eklem yerlerinde şişmelerde görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Her on çocuktan birinde ödem gelişmeden ürtiker gelişirken her on çocuğun birinde ise ürtiker döküntüsü olmadan sadece ödem olarak kendini gösterebilir.

Ürtiker döküntülerinin 3 temel özelliği vardır

  1. Ortası kabarık ve etrafı kırmızı plak tarzında ve değişik büyüklüktedir
  2. Kaşıntı vardır
  3. Kısa süreli olup çok hızlı ortaya çıkar ve genelde 24-48 saat içinde düzelir. Düzelen yerlere rağmen diğer yerden yine farklı kızarıklıklar ortaya çıkabilir.

Ürtiker çok sık görülen bir cilt hastalığıdır

Ürtiker nerdeyse her 4 çocuktan birinde hayatı boyunca bir kez ürtiker hastalığına yakalanır. Çocuklarda hastanelerin aciline başvuruya neden olan en sık alerjik cilt rahatsızlığıdır. Özellikle astım, alerjik nezle egzama gibi alerjik bir hastalığı olanlarda daha sık görülür ve nerdeyse her iki çocuktan birinde görülür.

Çok sıkıntılı bir hastalıktır

Aileler panikler. Çünkü aniden gelişir ve tüm vücudu kaplayabilir ve eklem yerlerinde ödem yapabildiği için yürümeyi etkiliyebilir. Kaşıntı nedeniyle çok sıkıntılı bir duruma neden olur ve geceleri uyutmaz. Bu nedenle de özellikle çocuklarda görüldüğünde aileler çok telaşlanır.

Ürtiker döküntülerin süresine göre 2 çeşittir;

-Akut ürtiker

-Kronik Ürtiker

Akut Ürtiker

Akut ürtiker ani gelişen kaşıntılı kızarıklıklar 6 haftadan daha az deva ediyorsa akut ürtiker olarak tanımlanır. Genellikle akut ürtiker 1-2 gün çok şiddetlidir. Bu kaşıntılı döküntülerin bazıları düzelirken diğerleri çıkar. Tamamen düzelince aileler tam düzeldi diye sevinirken bir anda yine tüm vücudu sarıp çocuğu perişan edebilir. Bu dalgalanmalar genelde bir hafta içinde düzelmekle birlikte 2 haftayı da bulabilir. Bu tekrarlamalar 6 haftayı geçerse de adı artık kronik ürtiker olarak adlandırılabilir.

Kronik Ürtiker

Kronik ürtiker denilince 6 haftadan daha uzun süren ve haftada en az 2 gün ürtikere bağlık kaşıntılı kızarıklık şeklinde döküntü olmasına denilmektedir. Kronik ürtikerin bir çok nedeni olduğu için incelenmesi gereken bir durumdur. Kronik ürtikerli olanların mutlaka doğumdan 18 yaşına kadar olan çocukların çocuk alerji uzmanlarınca 18 yaşından büyükleirin ise yetişkin alerji uzmanlarınca incelenmesinde fayda vardır.

Fiziksel ve fiziksel olmayan uyarılarla gelişen ürtikerler

Fiziksel ürtiker dediğimiz ürtiker çeşitli fizisel uyaranlar ile ürtiker gelişen durumları anlamak gerekiyor. Bu fiziksel uyarılarla gelişen ürtikerler

  1. Soğuk temas ürtikeri,
  2. Geç tip basınç ürtikeri,
  3. Sıcak temas ürtikeri,
  4. Solar ürtikeri,
  5. Dermografik ürtikerler sayılabilir.

Fiziksel Olmayan Uyarılarla Gelişebilen Ürtikerler

  1. Aquajenik ürtiker
  2. Kolinerjik ürtiker
  3. Temas ürtikeri
  4. Egzersize bağlı ürtiker/alerjik şok

Ürtiker ile ilişkili olabilen hastalıklar vardır

Mastositozis yani ürtikeriya pigmentoza, ürtikeryel vaskülit dediğimiz damarların iltihabi durumu gibi hastalıklar karşımıza çıkabilir. Ayrıca otoimmun ürtiker dediğimiz altta yatan bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklar olabilir. Çölyak hastalığı, hashimato denilen tirioidin otoimmun hastalığı gibi hastalıklar da kendini ürtiker döküntüleri ile gösterebilir. Bu nedenle ürtiker görüldüğünde çoğu düzelse de çok da basite almamak takip etmekte fayda avrdır. Özellikle nefes alıp vermeyi etkileyebilen, bulantı, kusma, karın ağrısı olan, yürümeyi etkileyebilen, 6 hafatadan uzun süren ürtiker durumlarında mutlaka incelenmesinde fayda vardır.

Sonuç olarak ürtiker en sık görülen cilt alerjisi olup genellikle 1-2 hafta içinde düzelebilmekle birlikte bazen haftalarca sürüp hayat kalitesini çok etkileyebilen bir hastalıktır. Çoğu zaman altta yatan bir neden bulunmaz iken bazen altından önemli hastalıklar veya alerjiler çıkabilmektedir.

Ürtiker ve Çocuk Alerji Uzmanı-Yetişkin Alerji Uzmanı

Ürtiker(kurdeşen) için erken ve doğru teşhis, ayrıca zamanında tedavi önemlidir. Ürtiker olan kişiler ani geliştiği zaman acil serviste tedavi edilmelidir. Acil tedaviye yanıt vermeyen veya kronik ürtikeri olanlar alerji uzmanları tarafından teşhis edilip tedavi edilmedir. Çocuk Alerji / immünoloji uzmanları ve yetişkin alerji/immünoloji uzmanları ürtiker ve alerjik hastalıklar için eğitim almış ve bu konuda diploması olan doktorlardır. Bu nedenle ciddi ürtiker veya kronik ürtiker gelişen çocukların çocuk alerji uzmanları (Yeni adıyla çocuk immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanı), 18 yaşından büyüklerin ise yetişkin alerji uzmanları (Yeni adıyla İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) tarafından incelenmesi ve teşhis konulup tedavi edilmesinde fayda vardır.