Ürtiker ciltte kaşıntılı, kızarık ve bazen de ödemle birlikte kendini gösteren ve basmakla beyazlaşan alerjik cilt hastalığıdır. Kronik ürtiker ise 6 haftadan uzun süren ürtikerlere denilmektedir. Kronik ürtikerde ve akut ürtikerde kullanılabilen ilaçlar için sizlere bu yazıyı hazırladık.  

 

Antihistaminikler

H1 antihistaminikler ürtikerin belirtilerini control etmek için kullanılmaktadır. Genellikle ikinci jenerasyon antihistaminikler kullanılmaktadır.

İkinci Jenerasyon antihistaminikler (Sedayon yapmayan antihistaminikler)

Sedasyon yapmayan yani uyku yapmayan antihistaminikler uzun etkili ilaçlardır. İkinci jenerasyon antihistaminiklerde genelde daha az uyku yapıcı etki ve daha az ağız kuruluğu etkisi vardır. Bu tür ilaçlar genelde ilk tercih olarak seçilir. Özellikle öğrenciler, araba kullanan kişiler ve yaşlı kişilerde tercih edilen antihistaminiklerdir. Bu gruptaki antihistaminiklere cevap oranı %40-50’dir. Levosetirizin, desloratadin, rupatadin ve blastin gibi antihistaminiklerin dozları 4 kata kadar artırılarak yan etki görülmeden cevap oranı artırılabilmektedir. Fexofenadin dozunun artırılmasının etkili olup olmadığına yönelik çalışma azdır. Ancak labortuvar çalışmalarında fexofenadinin dozunun dozunun artırılmasının kronik eozinofilik inflamasyonu engellediğine yönelik raporlar vardır. Ancak birkaç çalışmada fexofenadine dozunun artırılmasının kaşıntı ve kızarıklık düzelmesinde faydalı olduğuna yönelik çalışma az sayıda da olsa vardır.

Birinci jenerasyon antihistaminikler

Birinci jenerasyon antihistaminiklerin uyuşukluk, uyku hali, ağız kuruması gibi yan etkileri vardır. Bu tür ilaçlar özellikle yaşlı hastalarda tercih edilmemelidir. Prostat hipertrofisi olanlarda, glakom ve astımlı hastalarda kesinlikle kullanılmamalıdır. İkinci jenerasyon antihistaminiklere ilave olarak birinci jenerasyon antihistaminik verilmesi kronik spontan ürtikerde ilave fayda sağlamamıştır.

Kortikosteroidler

Prednizolon gibi oral kortikosteroidler ciddi akut ürtikerli vakalarda, ciddi serum hastalığında, ürtikeryel vaskülitte, ve gecikmiş basınç ürtikerinde diğer tedavilere cevap alınamadığında düşünülmelidir. Oral kortikosteroidler fiziksel ürtikerlerde gecikmiş basınç ürtikeri dışındakilerde etkili değildir. Kronik ürtikerli hastalarda prednizolon sık ve uzun surely kullanılmamalıdır. Prednizolon inatçı vakalarda veya ciddi alevlenmelerde kısa sürli kullanılmalıdır.

H1 ve H2 antihistaminik kombinasyon tedavisi

H1 ve H2 antihistaminik kombinasyon tedavisinin etkisi açık değildir. Bazı otorler tarafından etkili bulunmuştur. Tek başına H1 antihistaminiğe göre kombinasyon tedavisinin daha etkili olduğu bildirilmiştir. Bu kombinasyon tedavisi tek başına H1 antihistaminikle başarı elde edilememiş vakalarda kullanılabilir. Bu kombinasyon tedavisi başlanmasından sonra 2-4 hafta içinde fayda sağlanamazsa kombinasyon tedavisine devam edilmesi tavsiye edilmez. 

Lökotrien resöptör antagonistleri

Antihistaminik tedaviye cevap vermeyen kronik ürtikerli hastalarında ve aspirine duyarlı hastalarda montelukast tedavi tavsiye edilmektedir. Antihistaminik ve montelukast kombinasyonu bazı hastalarda iyi sonuç verebilir. Bu kombinasyon tedavisine 2-4 hafta içinde cevap alınamazsa kombinasyon tedavisi kesilebilir.

Sikosporin tedavisi

2.5-5 mg/kg/gün dozunda verilir. Yan etkileri nedeniye 3-6 aydan daha uzun sure kullanılmaz. 18 yaş altındaki çocuklarda kullanımı ile ilgili yeterli bulgu yoktur.

Omalizumab tedavisi

Omalizumab tedavisinin kronik ürtikerde başarılı olduğunu gösteren birçok çalışma vardır. 12 yaşından büyüklerde ruhsatı vardır. Bu tedavi pahalı bir tedavi olması nedeniyle alerji uzmanlarınca yapılması faydalı olur. Bu nednele 18 yaşından küçüklerde çocuk alerji uzmanlarınca ve 18 yaşından büyüklerde yetişkin alerji uzmanlarınca bu tedavinin yapılması doğru bir yaklaşım olacaktır.

Diğer tedavi modelleri

Kalamin losyon uygulaması

Kalamin losyon soğutucu etkisi vardır. Bu nedenle kaşıntılı kızarık bölgelere sürülebilir ve aynı zamanda soğuk havlu da uygulanabilir.

Hastaya eğitim verilmelidir

Psikolojik stress yaratan bir hastalıktır. Hastalığın ciddiyeti, gidişatı ve tedavinin etkinliği hakkında hastaya bilgi vererek hasta rahatlatılmalıdır.

Ne zaman alerji uzmanına yönlendirilmelidir

Tedavi ile kontrol altına alınamayan hastaların 18 yaşından küçüklerde çocuk alerji uzmanlarınca ve 18 yaşından büyüklerde yetişkin alerji uzmanlarınca teşhis ve tedavinin yapılması doğru bir yaklaşım olacaktır.

 

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Yorum eklemek istermisiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir